Sanırım, kırık kalplerimizi başka kalpler kırarak, hatta onları parçalayıp çiğ çiğ yiyerek onaran cadılar olduğumuz filan sanılıyordu. Külliyen yalan, hurafe, vesvese! Çünkü başka bir kalbi kırmak, öbürünü tamire yetmiyordu.
Lakin aşk, insanın gözünü sadece sevdiğinin kusurlarına değil, sevebileceklerinin lütuflarına karşı da kör ediyor. Aşık, çevresindeki temaşaya rağmen, ona ait olmayan teferruatı fark etmeyi reddediyor. Zaten kime baksa sadece tek bir kişiyi görüyor, kimden bahsetse aslında sadece ondan dem vurmanın yolunu açmaya çabalıyor.