Reşat Nuri Güntekin ve yine harika bir eser.Kitabın konusu,olay örgüsü,gelişmeler o kadar sürükleyici ki gecenin yarısı da olsa bitirmeden elimden bırakamadım.Ve benim için ters köşe yaparak bitti.Şaşırdım,hayran kaldım,üzerine düşündüm epeyce...Ana karakterimiz;Süleyman;güzeller güzeli,akıllı,zeki,gelecek vaad eden bir çocuk.Her şey onun etrafında şekilleniyor.Süleyman iyiyse her şey iyi her şey güzel o mutluysa herkes mutlu...Ta ki 12 yaşına kadar bundan sonrasında kaderin cilvesi mi tedbirsizlik mi adı ve mahiyeti ne olduğu bilinmeyen aksiliklerle değişen hayatları okuyoruz.Yazarımız kitaptaki olaylarla bize bir çok ders veriyor aslında bir çok şeyi durup düşünmeye çekiyor insanı.Bir aile ki sadece güzel,neşeli günler de evlatlarını kabullenen,bir süt anne ki doğurmadan da anneliğin hatta ki insan olabilmenin tüm inceliklerini hissettirebilen,bir toplum ki hastalık ve kusurları alay sebebi yapan,insanlar ki öyle ruhsuz öyle duygusuz yapboz misali kolayca gönüllerle oynayabilen.Bu mayası bozuk insanların içinde onca olumsuzluğa ve kötülüğe rağmen özünü temiz tutan Süleymanlar,yürekleri güzel merhametli insanlar...Aynı çamurun,hayat ve kaderin müdahalesiyle farklı yoğurulduğu insanların hikayesi.Zaman ayırıp okuduğuma asla pişman etmeyecek bir kitaptı empati duygumu misliyle depreştirdi,tazeledi, çok fazla hassasiyet uyandırdı.Ah çocukluk !Çocuklar nasıl da her şeyi mıh gibi hatırlarlar.Hüzünlendireni,mutlu edeni,seveni,sevmeyeni...Şimdi müsaadenizle kitabımı iyiden iyiye sindirmeye gidiyorum dostlar.