Kıyafetlerinin düğmelerini satacak kadar korkunç bir açlığın eşiğinde olan fakat gururundan vazgeçmeyen Andreas'ın verdiği hayat mücadelesini,zamanla yitirdiği benliğini,topluma hatta kendine yabancılaşmasını konu alır.Kitapta Dostoyevski hatrınıza gelebilir.Açlığın,sefaletin,yokluğun evrensel bir sorun olduğunu bir kez daha görürüz.