Rüveyda gibi, Cemal Süreya'nın "Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda." dediği gibi, Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini." Dediği gibi, Ah'lar ağacında ki küçüklük anıları gibi bir huzur, kızının istediği oyuncağı almak için iki vardiya çalışan babanın kızının mutluluğunu görünce ki sevinci gibi, ilk defa kar gören çocuğun heyecanı, hayatında ilk defa doğum günü kutlanan bir annenin hüznü gibi, sevdiği birini kaybetmiş birinin fotoğraflarına baktığında ki çaresizliği ve yağmurun altında yürürken radyoda en sevdiği şarkıya denk gelen bir genç gibi, bütün duyguları bir arada yaşadığım an gibi...
Dediki: "Seni ibadet etmeye layık görmesi, Allahın armağanı olarak sana yeter."
Eğer ibadet edemiyorsan dön bir bak hayatına nerede, ne yapıyorsun. Eğer bir kötü alışkanlık ve günah görürsen onu terk etmek için elinden ne geliyorsa yap. Günahlardan uzaklaşıp, hidayeti iste.
Dualarında salih arkadaşlarının olması için yalvar. Unutma başka bir tekrarı olmayan hayatın günahları terk edip güzelleşmeyi hak ediyor. Allahın sana verdiği bir tanecik hayat inancın ve çabanla süslenip güzelleşmeyi hak ediyor.