...
Serpilen yağmurla, örtülen sisle
Birden kapanıp da akşamın ufku,
Gererken asabı hasta bir uyku
Bir hayal ufkudur kalplerimize,
Aynalar ki sessiz anlatır bize
Maziye karışan günlerimizi.
Bizden iyi tanır aynalar bizi...
O vefalı kalbe benzer ki onlar,
Bir küçük vesile maziye yollar.
Mazi, bir akşamın penceresinden
Kalplerde, gözlerde yaş seyredilen
O uzak ve hasret ışıklı fecir,
Ümitsiz ruhuna son tesellidir.
Her bakışta çizer bu kederli su,
Ömrümüzün geniş bir tablosunu.
Bir tablo ki, ne renk, ne çizgisi var;
Fakat her hatıra içinde yaşar...
Ve derinliğinden bizlere güler,
Kalbi kalbimizde çarpan ölüler.
Bazen başkası olmak isteriz.
Ama geçmiş bize izin vermez.
Çünkü geçmişi değiştiremeyiz.
Hep anıları değiş tokuş edebileceğimiz bir yer hayal ederim.
Bellek büyük bir pazar tezgâhıdır sanki. Kolumdaki sepeti benim olmayan anılarla doldururum.
Hiç gitmediğim ülkelerde çekilmiş fotoğraflar.
Daha önce hiç görmediğim ama içinde el yazım olan defterler.
Varlığından haberdar bile olmadığım, parmak izlerimle kaplı eşyalar Arkadaşım olduğunu iddia eden yabancıların anlattıkları.
İşte o zaman başkası olabilirim, zaten istesem de aynı kişi olamam artık.