sena

Eğer silah üretiyorsanız, savaşa ihtiyacınız vardır; ilaç üretiyorsanız hastalığa. Eğer bilgi üretiyorsanız da cehalete.
Önce hastalık üretiliyor, sonra bu hastalıklar pazarlanıyor; en sonunda ise bizi bu hastalıklardan kurtarıp iyileştirecek ilaçlar üretilip pazarlanıyor.
Psikolojik savaşın maliyeti daha az, sonuçları ise daha kalıcıdır. Klasik savaştan yenilen bir grubun/toplumun, yeniden kendini toparlayıp ayağa kalkması mümkün olabilir ama psikolojik savaşta kaybetmiş, zihinleri esir olmuş kişi ve kitlelerin özgürleşmeleri mümkün değildir.
Sayfa 16·Kitabı okuyor

sena

, bir kitabı okumaya başladı
Mücahit Gültekin
8.6/10 · 2.011 okunma
Neden kimse kendi karakterini mesele edinmiyor? Biri düşünmeden bir cümle söyleyiveriyor, ben günlerce perişan oluyorum. Sorsan farkında bile değildir. İnsan olmak emek ister kardeşim. Çaba ister. İnsanlar kendilerine bir şahsiyet inşa etmek için gerçekten çaba gösteriyorlar mı? Yoksa ezberlerini tekrarlayıp duruyorlar mı? Niye kendisiyle ilgilenmiyor? Herkes kendinden nasıl bu kadar emin? Ulan ben kendimi adama edebilmek için ne terler döküyorum gene de adam olamıyorum; siz ne kolay adam olmuşsunuz öyle yahu! Nasıl da eminsiniz yolunuzun doğruluğundan! Nasıl da eminsiniz üslubunuzun sıhhatinden! Ulan hiç sorguya çekmez misiniz kendinizi? Hiç şüphe etmez misiniz halinizden? Hiç endişelenmez misiniz, acaba yanlış bir yolda mıyım diye? Münafıkların listesi açıklandığında “Benim adım var mıydı?” diyen Hz. Ömerʼin endişesi, nasıl bir endişedir o hâlde? Ya Rabbi, sen biliyorsun, biz bilmiyoruz! Kalbimizde bir eğrilik varsa, niyetimizde bir yanlışlık varsa, bizi doğrult, bizi düzelt, bizi hidayete eyle. Sana nasıl kulluk etmek gerekiyorsa, öyle kulluk edebilmeyi nasib eyle bize.