Bazen en sihirli sözcük, muhatabınız olan kişiden duyacağınız “Her şey yolunda.” cümlesidir… Hele ki bunu söyleyen bir doktorsa.
Bu hikâyede yolunda gitmeyen çok şey vardı.
Gelişimini ilerletemeyen bir evlat, çaresiz hisseden ebeveynler, kardeşinden utanan; ona gösterilen mecburi ve yoğun ilgiyi kıskanan bir kız kardeş… Sorumluluğu omuzlayan, görmeyen gözlerine rağmen kardeşine ses olan, yokluğunda onu özlemle arayan hassas yürekli bir ağabey…
Yılların üzerlerine yağdırdığı yorgunluk, aile içinde kapanması zor mesafeler açmıştı. Yine de evlerine yeni bir umut doğmuştu. Onunla birlikte, acemisi oldukları hayata yeniden başladılar. Fakat her umut, yüzlerinde tedirgin bir gölge bırakıyordu. Çünkü onlar acıyla fazlasıyla yakından tanışıyordu. Bu yüzden güzel bir haberi bile, “Her şey yolunda.” cümlesini duymadan kucaklayamıyorlardı.
Belki hiçbir şey tamamen düzelmeyecekti.
Belki o aile eski neşesine bütünüyle dönemeyecekti.
Ama acının içinden geçerek birbirine tutunmayı öğrenmişlerdi artık.
Çünkü bazı aileler sevgilerini yüksek sesle gösteremez.
Onlar sevgilerini; vazgeçmeyerek, yorulsalar da birbirlerinin yanında kalarak, her şeye rağmen ertesi gün yeniden uyanıp mücadele ederek gösterirler.
Bu aileye kulak verin.
Ve taşların anlattığını dinleyin.