📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çok güzeldi. Aşırı güzeldi. Bu kitap konusunda beklentim çok yüksekti ve tam anlamıyla o kadar iyi karşılandı ki çok mesudum.
Bu kitap, Titan kardeşlerin en yakın arkadaşı Dana ile ağabeyleri Gray'in hikâyesiydi. İkisi de müthiş güçlü karakterler, uyum ve iletişim konusunda harikalardı, okurken aşırı keyif aldığım bir ikiliydi.
İzzy, Gray'in kötü biri olmadığına inanıyor ve sevgiyle birlikte ailelerine katılması gerektiğini düşünüyor. Bu isteğini diğer iki kız kardeşiyle paylaşmasıyla bir plan oluşturuluyor ve bu husus da Dana ve Gray'in yakınlaşmasına sebep oluyor. Ve hikayemiz, tutku dolu, sürtüşmeli, komik bir ilişki ve aşka evrilirken, diğer tarafta Jed gibi asıl kötü karakteri indirme planları dönüyor ve işler kızışıyor.
Titan kız kardeşlerine zaten bayılıyordum ama Dana ve Gray harika oldular. Bu serideki hoşlanmadığım şey, bir önceki kitaptaki karakterlerin tatlı anlarına ufak da olsa değinilmemesi; uzak planda bahsedilmesinden bahsetmiyorum. Diğer üç kitaba nazaran bu kitapta daha çok diğer karakterleri gördük ama ikili sıcak anlara davet edilmedik. Buna bir miktar üzgünüm. Bunun dışında Gray'in intikam hırsını anlamamak mümkün değil ve Jed Titan her şeyi ve daha fazlasını kesinlikle hak ediyordu ama en sona doğru öğrendiğimiz bilgiler biraz şaşırttı, bir şeyi değiştirmese de... beklenmedikti. En sonunda ise tüm karakterin mutluluğuna değinilmesinin yanında, Gray ve Dana'nın güzel ilişkilerini gayet güzel bir şekilde noktaladık.
Aşkın PeşindeSusan Mallery · Pegasus Yayınları · 2014110 okunma
Bu yazar, kalemi yönünden beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı. Kitapları birbirinden güzel. Bu kitabıyla yine beni şaşırtmadı ve tabii ki çok beğendim!
Geçmiş ve günümüz şeklinde ilerleyen iki farklı hikâyeyi en sonunda birbiriyle buluşturan kalemi beni büyülüyor. Bir kitap ama iki hikâye ve gönlümüzde buluşuyorlar resmen. Bazen üzücü, bazen mutluluk verici ve çoğu zaman ders verirken bir taraftan da aşka davet etmesi... her yönden doyurucu hikayeler sunuyor.
Bu kitabın konusu ise; Valentina, bir sabah uyanıyor ve kocasının ondan ayrılmak istediğini öğreniyor, daha bu habere adapte olamamışken bir telefon geliyor ve annesinin öldüğünü, ona Kitap Bahçesi adından bir kitapçı bıraktığını öğreniyor.
Vel, kendini Londra sokaklarında bulurken, küçük yaşlarda onu terk ettiğini düşündüğü annesinin ona bıraktığı ipuçlarıyla gerçeklere bir bir yaklaşmasına eşlik ediyoruz.
Ah bir de vergi borcunu sebebiyle kitapçının akıbeti konusunda ne yapacağını ise çabucak öğreniyoruz.
Geçmiş zamanda Vel'in annesi Eliose'nin hikâyesini okuyoruz. Yarım kalmış bir aşk, yalnızlık ve hüzünlü bir hayat... Ama en sonunda umutsuzlukla gelen umut!
Çok güzel bir hikâyesi vardı. Bildiğimiz şeylerin bildiğimiz gibi olmama ihtimali, sevginin kıymetini, umudun önemini, dostluğun ve gerçek aşkın o vuruculuğunu çok iyi anlatmış yazar. Sevginin asla azalmadığını ne olursa olsun her daim hissedilebileceğini görüyoruz. Hayatın karşımıza çıkarabileceği iyi ve kötü sürprizlerin bizi nerelere götürebileceğini... Kitaplardan öyle güzel bahsetmişler ki, onlarla birlikte Kitap Bahçesi'nde gülüşmek istedim. Ve bir kitabın bizlere nasıl etki edebileceğini, hele ki hayatımıza nelere katabileceğini göstermiş, yazar.
Kıymetli bir kitaptı. Gönül isterdi ki bazı şeyler farklı olsun ama bu da böyle olsun, diyelim.