Senarist

Senarist
@Senanisko
Mesaj bölümünü KULLANMIYORUM !
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
333 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
@Senanisko·
·
sabitlendi
İnsan değişmez, farkına varır.
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
dünya gerceklerini olduğu gibi degilde olmasını istedigin gibi hissetmek..
Bir şeyi gerçekten isterseniz, bütün evren onu gerçekleştirmek için iş birliği yapar.
Parası olan bir insan hiçbir zaman tamamen yalnız değildir.
Bir Dutluk Kadar Umut
Ne çok ne az… ama kırılgan, geçici, ağızda dağılıp giden bir umut. Kastamonu’nun o tarih kokan taş evleriyle çevrili dar sokaklarında, genç bir çift vardı. Adam, memleketinin sokaklarında gururla yürüyordu; yanında ise sevdiği kadın, gözleri dolu dolu, sessizce etrafı izliyordu. Hava yumuşak, hafif rüzgâr taşıyor, eski evlerin ve caminin mistik havasını iyice hissettiriyordu. Bir ara, eski taşlardan yapılmış, tarihî bir caminin önünde durdular. Orada, yaşlı ve saygıdeğer hocalar ellerinde dua kitaplarıyla sessizce bekliyorlardı. Kadının gözleri oradaki küçük bir kız çocuğuna takıldı; yaşı yaklaşık 3-4’tü, masum ve saf bir bakışı vardı. Hocalardan biri yaklaştı ve şöyle dedi: “Burada dut verip, içtenlikle dilek tutarsan, her şey gerçekleşir. Dutları küçük çocuğa yedir, sonra da üzerlerinden at; duaların gerçek olur.” Kadın, kuru dutlardan aldı eline, küçük kıza uzattı. Kız dutları sevinçle yedi. Kadın da kalbinden geçenleri dile getirdi: “Senin annen ve baban biz olalım” dedi, ardından birkaç dua etti. O an, sadece bir ritüel değildi; geleceğe dair güçlü bir umut, birlikte kurulan hayallerin sessiz bir sözüydü. Orada, Kastamonu’nun o mistik atmosferinde, iki kalp bir arada yeni bir yaşamın tohumlarını ekti. Kadın ve adam, caminin önündeki o büyülü anın ardından, yavaş yavaş Kastamonu sokaklarında yürümeye devam ettiler. Taş evlerin arasından geçerken, her bir köşe onlara geçmişin sesini fısıldıyordu. Kadın, kalbindeki sıcaklığı hissetti; sanki o küçük kız çocuğuna yedirdiği kuru dutla birlikte, kendi içinde de yeni bir umut filizlenmişti. Adam, zaman zaman uzaklara, memleketinin dağlarına bakıyor, geçmişin ve geleceğin birleştiği bu yerde hayatlarının dönüm noktasını yaşadıklarını düşünüyordu. Kadın ise, dua ederken ettiği sözlerin, yürekten gelen bir niyetin