Asi Çakıltaşı serisinin son kitabı aslında Neyt. Kehf ve Reyc'i okumadıysanız Neyt'i okumanızın bi anlamı yok. Yazarın garip isimler bulmasını pek anlayabilmiş değildim ama anlamlarına bakınca nedenini anlıyorsunuz.
Kehf: cennetteki bir mağaranın adı.
Reyc: kuyu.
Ve Neyt: kalbi tutan damar.
Yüreğime alevler düşüren Asi, Karan, Bedirhan, Billur, Defne ve Sergen... Hepsinin farklı bir hikayesi ve hayatlarının birleşmesi... İlk okuduğum zamanlar önyargılıydım aslında. Wattpad kitabı olduğu için arkadaşım zoraki elime tutuşturmuştu. Şuan ise favori kitaplarım olarak kütüphanemin ayrı bir köşesinde.
Konusunu sorsanız inanın cevap veremem. Evet bir konusu var ama o kadar çok olay var ki neresinden tutsam bir bütün olmadığında anlamı yok. Aslında kitabı okursanız klişe olduğunu farkedersiniz. Ama yazar -Binnur Nigiz- olayları öyle güzel anlatmış ki! Cidden gözleriniz satırlarda dolaşırken hayran kalmamak elde değil. Baba sevgisinden mahrum kalmış Asi, küçük yaşında annesinin intiharına tanık olmuş olan Karan. İki yaralı ruhun birleşmesi. Aslında bir çok yaralı ruhun birbirine merhem olması...
Ah! Bir de sanırım tüm sorunum ana karakterlerden ziyade; yan karakterlere daha çok bağlanıp, aşık olmak... Ah Bedirhan! Vah Bedro! Kim tahmin ederdi böyle bir insanın öyle bir geçmişi olsun? Bu hayatımda aldığım en büyük derslerden biri oldu: kimseyi tanımadan dış görünüşüne ve davranışlarına önyargıda bulunma.
Spoi vermemek için kendimi zor tutarken en iyisi bu incelemeyi bitireyim.
Sadece yazarın üslubu ağırdı. Ve ve ve o şahane betimlemeleri başka bir kitapta göremem! Sonu mutlu bitse de niyeyse hiç tatmin olamadım. Keşke yazar seneler sonrasını anlatmak yerine direkt bitirseydi bence daha iyi olurdu. Yan karaktere aşık olan bir okur olarak sayfalarca Bedirhan'ın ailesiyle