Jung;"Nefsimiz, evrenin yapısıyla mütenasip olarak inşa edilmiştir ve makro-kozmosta olan her şey, nefsin sonsuz ve en subjektif alanlarında aynıyla cereyan eder."
Bakara suresinin 29-33'üncü ayetleri, bütünlük fikrini açık bir şekilde ortaya koymaktadır: "Yeryüzünde ne varsa tamamını sizin için yaratan, sonra göğe yönelerek onları yedi gök olarak tamamlayıp düzene koyan O'dur ve O, her şeyi hakkıyla bilmektedir." Her şeyin bir bütünlük içinde ve bir amacı matuf olarak yaratılması neticesinde evrende entegral ve kuşatıcı bir düzen vardır. İnsan, bu şekilde yaratılmış olan varlık âlemine halife olarak gönderilmiş ve yeryüzünde adaleti ikame etmek şartıyla kendisine tasarrufta bulunma yetkisi verilmiştir. İnsanı varlık skalasında en üst mertebeye taşıyacak olan cevher, onun bilme vasfıdır. Bütün isimlerin kendisine öğretildiği insan, varlığa bir bütünlük içinde bakabilir ve yaratılış ile ilgili, varlık ile ahlak arasındaki ilişkiyi idrak edebilir. Onu varlıklar için eşref-i mahlukât yapan da bu vasıfıdır. 
Tabiat, rasyonel bir şekilde ele alındığında yani düşünce sürecine tabi tutulduğunda, olgulara ilişkin bir çokluk içinde birlik hâli ortaya çıkar karşımıza; bu, suret ve sıfatlarındaki farklılıklara rağmen, bütün yaratılmış varlıkların bir ahenk içinde telif edilmesidir; bu, hayat nefesinin canlı hâle getirdiği bir büyük bütündür (to pan).
Alexander von Humboldt