Sena ☾⋆

Sena ☾⋆
@Senaszer
𐙚⟡𓇼𓆉⋆°。𓏲ִ𓇼ᥫ᭡ Okumak, düşünmek, denizin sesini dinlemek, ormanda yürümek, yalnız kalmak ve yazmak için bir yaşam düşlüyorum...
Bütün, parçaların toplamından daha fazla bir şeydir ama parçalardan bağımsız mutlak bir cevher de değildir. Bir yazarın her bir eserine kendi içinde bütün olarak bakabiliriz. Ama bütün eserleri dikate alındığında her bir eser fragmandır. Şairin en iyi şiiri kendi içinde bir bütün olarak keyifle ve ilgiyle okunur fakat onun şiir serüveninde o en iyi şiirde bir fragmandır. Bu düşünce ve sanat eserini sürekli ve canlı kılan da bu fragman olma özelliğidir.
Reklam
Saygı duymak ve kabul görmek fıtri ihtiyaçlar. Saygı, bir insanı olduğu haliyle kabul etmek, sınırlarını olduğu gibi korumak ve manipüle etmemek halinde var olur. Saygı duymak insaf gerektiren, empati yaparak mümkün olan bir şey.
Yerdeki karıncanın sesiyle gökleri birbirine bağlayan, insan bedenini anlatırken sırlar âlemine giren, bazen didaktik, bazen lirik, bazen dramatik ve romantik bir dil kullanan yazarların amacı, farklı yazım usullerini denemek değildir. Hâl ile kâli birleştiren, her sözünü varoluşsal ve manevî bir tecrübeye dayandıran bir düşünürün yapmaya çalıştığı şey, varlığın sonsuz, dinamik ve çok katmanlı tecellilerini akıl, kalp, sezgi ve dil yoluyla yakalamaya ve kayıt altına almaya çalışmaktır. Burada bir şeylerin nâtamam olması, onların nakıs ve kusurlu olduğu anlamına gelmez. Nasıl okyanusun bir avuç suyunda okyanusun tamamını tecrübe etmek mümkünse, varlığın farklı yönlerine dokunduğumuz yerlerde de varlığın kendisine ilişkin bir fikre sahip oluruz. Fakat hepimiz yakinen biliriz ki ne ayağımıza vuran dalga okyanusun tamamıdır ne de elimizi ısıtan güneş ışığı, güneşin tamamı. 
Japoncada "kokoro" kelimesi kalp, zihin, akıl ve ruh demektir. Bu kavram japon kültür ve düşüncesinde insanın içsel bütünlüğünü ve evrenle olan uyumunu ifade eder. Kokoro: akıl, kalp ve ruh arasındaki yapay duvarları ortadan kaldırır ve insanın ve varlığın içsel bütünlüğüne vurgu yapar. İnsanoğlunu parçalara ayırmak yerine, ona yekvücut bir varlık olarak bakmayı bize öğretir. Çincede "xin" (şi) kelimesi de tıpkı kokoro gibi "xin" de aynı anda hem akıl/zihin hem de kalp demektir. Birinin sağlığı ve sağlamlığı diğerinden ayrılmaz. Kokoro ve xin, tıpkı İslam düşüncesindeki akl-ı kalbî gibi insanın içsel bir bütünlüğe sahip olduğunu ve evrenle uyumunun bu bütünlükten kaynaklandığını ifade eder. Akıl, kalp ve estetik duyuş aynı yere baktığında varlığın hikmetini ve var olmanın anlamını kavramak mümkün hâle gelir.
"Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akıl edebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları olsun?" (Hac,23/46) Yeryüzünde gezip dolaşmak hem fizikî mânâda yola çıkmayı, hem de zihin ve muhayyile gücümüzü kullanarak zaman ve mekânda yolculuk yapmayı ifade eder. Zaman bizi ileri ve geri doğru düşünmeye zorlar zira insanın içinde bulunduğu anı sadece düşünmesi değil bütün varlığı ile yaşaması gerekir. Yeryüzünü gezip dolaşmak için akıl ve kalp gözünün aynı anda açık olması ve bizi hakikatin idrakına yakınlaştırması gerekir.