her zaman kuyruğun arkasında kalıyorsun:
Sinemaya gidemiyorsun, bir fincan kahve içemiyorsun, doğru dürüst ölemiyorsun. Hep tetikte olacaksın, hep ilerisini düşüneceksin. Sabah olmadan öleceksin ki cenazen öğle namazına yetişsin.
Taşıma suyla dönen değirmen bu
kadar olur albayım. Ne kadar süslenseler,
bir yerden sırıtıyor zavallılıkları...
Ülkemizdeki büyük oyun, işte bu kadroyla
oynanıyor albayım.'