Sonra çekip gitti ben ise koşuyordum tam ters yöne doğru aramızdaki vektör uzuyordu gittikçe tıpkı kalplerimizin arasındaki mesafe gibi ah şu yalanları bırakamıyorum bir türlü bunu yazarken bile kendimi bırakın sizi de kandırmaya çalışıyorum özür dileyerek gerçekleri anlatmak istiyorum koşuyordum evet ama hıçkırıklara boğularak , ağlamaktan nefesim kesilip durana kadar koştum peşinden niye koşmadın be adam ? Demeyin , yalvarırım demeyin hayat onun çekip gitmesi geriye kalan acıyla benim varoluş mayama acıyı katmamla ilgili o zaten gidecekti çünkü hayatın küçük oyununda kurallar belliydi bir taraf diğerini daha çok severse karşılığı hep terkedilmeye dayanırdı. Kimi on beşinde kimi ellisinde terk edilir neyse dostlarım boş verin bunları bu olayın üstünden üç koca yıl geçti ben ise hala koşuyorum bu aralar hıçkırıklara boğularak değil tâbi ama o günü düşünerek o günü yaşarcasına koşuyorum ama bu sefer ters yöne doğru değil ona doğru koşuyorum. Belki yetişirim diyorum belki onu o arabanın önünden kurtarabilirim ama hayat belkilerle yaşanmıyor ki diyorum sonra o gitti beraberinde bütün güzellikleri götürdü bana ise huysuz , acı bir yaşamı bıraktı o asla bunun olmasını istemezdi her zaman önüme bakmamı gülmemi isterdi ama bu adil değil ki...