Bu kitabı okurken şunu fark ettim: Erkekler gerçekten başka bir yazılımla çalışıyor. Yani “ne düşündüğünü söyle” diyorum, cevap: “Hiçbir şey düşünmüyorum.” Meğer adam gerçekten hiçbir şey düşünmüyormuş! Beyinlerinde “hiçbir şey kutusu” diye bir şey varmış, bizde yok. Adalet mi bu? Kitap boyunca her bölümde “haaa ondan böyleymiş!” diye aydınlanma yaşadım. Yıllardır dert ettiğimiz çoğu şey aslında sistemsel arıza değil, fabrika çıkışlıymış. Bilim böyle diyorsa bize de gülüp geçmek düşer. Tüm hemcinslerime tavsiyem: Bu kitabı okuyun, sonra gidip eşinize/erkek arkadaşınıza bir daha bakın… büyük ihtimalle ilk defa anlamış gibi olacaksınız
Soğuk mermerde uyuyanların gördüğü rüyalar da kuş tüyü yastıklarda uyuyanlarınki kadar güzelken nasıl kaybedebilirim adalete olan inancımı? ~Halil Cibran
Her canlıya Hak, lâyık olan cevheri verdi… tırtıl iki diş bulsa eğer, ormanı yerdi!… şayet kediler haftada bir gün uçabilse…Dünyada bütün serçelerin nesli biterdi…”