Derler ki bütün evrende sağlam, dengeli ya da kalıcı hiçbir şey yoktur... hiçbir şey olduğu gibi kalmaz her gün, kimi zaman her saat, bir yenilik getirir.
Eğer belirli sözlere inanıyorsanız onların gizli iddialarına inanmıyorsunuz demektir. Bir şeyin doğru ya da yanlış, gerçek ya da yalan olduğuna inanıyorsanız bu sözlerin içindeki iddiaları vurgulayan varsayımlara inanıyorsunuz demektir. Bu varsayımlar çoğu zaman boşluklarla doludur ama ikna olan için çok değerli olmaya devam ederler.
Hükümetler, uzun ömürlü olurlarsa daima aristokratik yönetim şekillerine yönelirler. Tarihteki hiçbir hükümetin bu seyirden ayrıldığı görülmemiştir. Ve aristokrasi geliştikçe, hükümet yönetici sınıfın çıkarları doğrultusunda hareket etmeye gittikçe daha fazla yönelir; bu yönetici sınıf ister babadan oğula geçen soylu sınıf, ister finans imparatorluklarının oligarşik sınıfı, isterse kemikleşmiş bürokrasi sınıfı olsun, hiçbir şey farketmez.