Böylesi bir felaketten sonra her şeyin değişeceğini sanırdım; alışılmış, her zamanki gibi yaşam tarzımız onun anısına hakaret gibi geliyor ve onun yokluğunu çok canlı olarak anımsatıyordu.
Suça bir hastalık gibi bakılacak ve bu hastalığın,yargıçlarınız yerini alan doktorları,küreklerin yerini alan hastaneleri olacaktır.Özgürlük ve sağlık birleşecek.Demirin ve ateşin kullanıldığı yerlere merhem ve yağ dökülecek.Öfkeyle davranılan bu hastaya iyi yüreklilikle yaklaşılacak. Bu basit ve kutsal olacak.
Tutkularımızı:düşüncelerimizi,
değerlerimizi,yaşam mücadelemizi yönlendirir ve iyi kullanıldığında bir bilgelik içerirler.Ancak kolayca yoldan çıkabilirler,çoğu zaman da olan budur.
Aristo’nun da gözlemlediği gibi sorun duygusallıkta değil,duyguların ve ifadelerin uygunluğundadır.
“Duygusal mesajların yüzde doksanı ya da daha fazlası sözsüzdür.”