Gerçi kırsal alanlardan kente ya da yabancı ülkelere göç eden gruplar Türk toplumunun en canlı ve yeniye açık kesimini, oluşturmaktadır, ama yine de bu insanlarda toprağa duydukları özlem ve doğadan kopmakta olmanın acısı açıkça gözlemlenebilmektedir.
Tıpkı fiziksel acının elimizi sobadan çekmemizi gerektirdigi gibi, öfkemizin getirdiği acı da benliğimizin bütünlügünü korur. Öfkemiz
bizi, başkalarının hakkımızdaki tanımlama şekline "hayır" ve kendi benliğimizin isteklerine "evet " demeye yönlendirebilir.