Özetle, ölüm anında ümidin baskın olması daha faydalıdır. Çünkü bu, kişinin Allah'a olan sevgisini arttırır. Ölümden önce ise korkunun baskın olması daha faydalıdır.
Paskal'ın pek doğru söylediği gibi kalp de tanıdıklarımızdan çoğu kere aklın haberi olmuyor. Akıl daha başlangıçta iken, kalp işini bitiriyor bile. Akıl bekliyor ki duyumlar alınsın, deliller toplansın, öncüllerden sonuç çıkarılsın. Tenkit harekete geçsin, tercihler yapılsın, gerçekle zaruretin üzerinde durulsun. Kalp ise içten bir temas ve bir işaretle çoktan bu mesafeyi aşmıştır.
Okuyordum, düşünüyordum ve doğru bir yolda yürüyordum. Şimdi ne oldu bunlar? Okumak boş bir külfet, düşünmek bir işkence, söylemek sade bir hezeyan. Yürüyüp de nereye gideceğim, madem ki, boyutsuz bir noktanın üzerinde dönüp duruyorum?