Ömür

Ömür
@Serazatt
Amêd, 2000
109 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
İnsan, insandan vazgeçmez. İnsan insana yüklediği mânâdân vazgeçer. "Farkın yokmuş kimseden.. Ben farklı bakmışım bilmeden..." der ve gider.
Reklam
Yeniden yeşermek lazım
Bir an kayboldun gibi. Yaşadım kıyameti Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine Kapılıp gidiyorum saçının sellerine Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
Her insanın hayatında bir masa vardır. Sana gerçekten değer veren insanlar,sen gelir gelmez sana bir sandalye çeker. Sana yer açarlar. Sana bakarlar. Sen hiç bir şey istemeden kendilerini ayarlarlar. Senin orada olman doğaldır. Hoş karşılanır. Görülür. Ama bir de diğerleri vardır. Seni ayakta bırakanlar. Sanki fazlalıkmışsın gibi davrananlar . "Oturmayı hak ediyor musun?' diye seni sınayanlar. Peki rahatsız edici gerçek nedir? Eğer sandalyeni tekrar tekrar istemek zorunda kalıyorsan... Bu senin eksikliğin değildir. Yanlış masadasındır. Eğer sürekli ısrar etmek,beklemek ya da oraya sığabilmek için kendini küçültmek zorunda kalıyorsan.. Bu senin hatan değildir. Yanlış masadasındır. Ama burada çoğu insanın fark etmediği başka bir şey daha vardır: Bazen insan yanlış masalarda kalmaya devam eder. Çünkü çocukluktan gelen bir çekirdek inanç fısıldar: "Yer istemek zorundasın." "Fazla ver kaplama.' "Sükret sana bu kadar yer verildiğine." Ve böylece kişi... Sandalyesinin zaten kendisi için çekilmesi gereken yerlerde bile ayakta kalmayı öğrenir. Oysa gerçek şudur: "Seni fazlalık gibi gören yerlerde yer kapmak için savaşma.' "Varlığının rahatsız ettiği yerlerde ısrar etme." Varlığının değer kattığı yere git. Çünkü doğru insanlar, Sen oturmayı hak ediyor musun? Diye sormaz Sana zaten bir sandalye çekmişlerdir. Senin zaten vardır sandalyen. Ve bazen değişmesi gereken masa değil: İnsanin kendi içindeki "ben yerimi hak ediyor muyum?' çekirdek inancıdır. Doğru masa o inanç değiştiğinde görünür olur