Her insanın hayatında bir masa vardır.
Sana gerçekten değer veren insanlar,sen gelir gelmez sana bir sandalye çeker. Sana yer açarlar. Sana bakarlar. Sen hiç bir şey istemeden kendilerini ayarlarlar.
Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. Insanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde
Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor
Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
Bir okulsa hayat, müfredatın en önemli dersidir ölüm. Onunla hayatı takdir etmeyi öğreniriz, onunla hayatı bize bağışlayana şükretmeyi öğreniriz. Buradaki gerçekliğimiz kalıcı değil ve biz hiçbir şeye mutlak manada sahip değiliz.