Dünyada bir yerlerde,insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı. Eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa,bunu da bilmeye gerek yoktu. O dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı. Ve çocukların burunları bu kokuları alır,ergen öfkesi olarak da geri verirdi. Ta ki burunları yetişkin uysallığıyla yıkanana kadar.
Travmatik olan hayattı. Hepsi. Bütün hayat. Her şey. Özellikle de ,travmatik gibi durmayan ne varsa. Doğmak gibi. Dolayısıyla,doğum sonrası depresyon, yeni annelerin yakalandığı psikolojik bir hastalığın değil, hayatın tanımıydı. Hayatta kalma isteğinin. Hayata rağmen.