Bir erkeği ağlatabilecek pek az şey vardır. Başarısız bir evlilikten, sorunlu bir çocuktan, kariyerindeki hüsrandan, iflasa götüren iş kararlarından ve fiziksel acıdan ağlamaksızın bahsedebilir. Yeri gelip ağladığında ise bu hemen her zaman babasıyla ilgilidir. Adam nefret edilen ya da saygı duyulan biri de olabilir, ölü ya da diri de. Hikâyeler babanın yokluğuna, acı verici varlığına veya ruh ve hisler üzerinde yarattığı kısıtlamalara ilişkin olabilir. Erkeklerin anlattığı hikâyelerde sevgi kelimesi nadiren ortaya çıkar ama bu hikâyeler aslında sadece sevgi hakkındadır. Babalar ve oğullar karşılıksız kalmış bir sevgi anlatısının oyuncularıdır; özlem, öfke, üzüntü ve utanç içinde anlatılan bir öyküdür bu.
Sayfa 131 - Bir Arzu ve Mesafe Mirası