Bu kitap serisi bir İnönü biyografisi değil, bu seri ikinci adam devrini, şartlarını ve olaylarını ele alan bir yakın tarih kitabı. 3. Ciltte, İnönü’den daha çok demokrat partinin yükselişini ve düşüşünü eleştirel düşünebilen (olduğu yeri de düşününce) “olabildiğince” objektif bir kalemden okuruz.
1950-1964 tarihleri Cumhuriyet için bir dönüm noktasıdır. İhtilali yapmış bir kadro 1946 da bir “mock up seçim” bir “deneme” yapar, 1950 de ise gerçek bir seçime gidilir, seçimde sürpriz olmaz %54 oyu alan DP iktidara geçmiştir. Beklenen bir iktidar değişimidir bu, zira 1945-50 arasında tek partinin idare karnesi son derece kötüdür. (2. Ciltte ayrıntılı olarak anlatılmış.)
DP’nin iktidar dönemi, söylemleri, ekonomik ve sosyal politikaları, dış politikada tutumu kitapta gayet kapsamlı anlatılmış.
Demokratlara göre “beyaz devrim”, “ihtilallerin en büyüğü”, Cumhuriyetçilere göre “kalabalıkların ihtilalcilere galebe çalması”… Oysa yazar şöyle diyor; “gelenlerle gidenler, hepsi de toplumun aynı üst tabakasındandılar. Aynı ülkenin, aynı seviyede, aynı alışkanlıkları olan, aynı cinsten insanları idiler. Ortada ne bir ihtilal, ne de bir inkılâp vardı. Yalnız yeni bir dalga, yeni insanlar getiriyordu.”
Yeni insanlar eski düzende kolaylıkla düzen adamı olur, gelenler de iktidarı paylaşmak istemez: “İktidarda bulunanın, elindeki kudretten türlü şekilde istifade ederek muhalefeti bertaraf etmeğe çalışması ve tabiatiyle ileride seçimle değişmek ihtimalinden bir felâket gibi sakınır olması, yüz senelerden beri bu memlekette demokratik rejimin kurulmasına mâni olan esaslı ve tek sebeptir..."
DP’yi iktidara getiren şey CHP’nin sadece yanlış ya da verimsiz ekonomik politikası değil tek iktidar olmanın konforudur; öyle ki, DP dönemi için yazar “Ocak, bucak başkanları en uç yerlere kadar,