"Dolayısıyla halk nasılsa baştakiler de her zaman öyle olacaktır.Zaten bu yüzden eskiler, her halkın hak ettiği şekilde yönetileceğini söylemişlerdir."
Şimdi ben sana yalnız şunu söyleyebilirim: Çocuk kalbinin,çocuk ruhunun bağdaşmadığı her şeyi reddettin.İşte beni teselli eden de budur.Bir şimşek gibi yaşadın sen.Bir defa çaktın ve söndün.Şimşeği çaktıran göktür.Ve gök ebedidir.İşte budur beni teselli eden.Bir başka tezim daha var: İnsandaki çocuk vicdanı,tohumdaki öz gibidir.Ve o öz olmadan tohum filizlenmez,gelişmez.Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin,insanoğlu doğdukça ve öldükçe,insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
O pek gerilerde kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi. Niye böyle olur? Bunu da bilmez insan. Ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır.
“Neden böyle olur bu insanlar?”
Kendi kendine kızıyordu:
“Sen ona iyilik edersin,o sana kötülük.Utanmak ,arlanmak da bilmiyorlar. Sanki kural bu imiş .Hep kendilerini haklı görürler .Herkes onlara kul-köle olsun. Kul köle olmazsan zorla yaptırırlar bunu. İyi ki böyle bir adam ormanda yaşıyor.Elinin altında her işini gören bir-iki kişi var. Biraz daha büyük bir görevi olsa, kim bilir neler yapardı?
Allah göstermesin.Böyleleri de hiç tükenmiyor. Her zaman istediklerini elde ederler. Kurtulmak mümkün değil onlardan.Her yerde izini bulur, her yerde karşımıza çıkarlar. Keyifleri için başkasının canını çıkarırlar da sonra yine onlar haklı olurlar.Ah hiç tükenmiyor böyleleri,hiç."