"Sınır tanımayan bu cesur kişiler olmasaydı, insanlık kendi içinde kapalı kalır, gelişimi bir daire etrafında dönmekten başka bir şey olmazdı. Adeta kendi kendilerinin önüne geçmek isteyen bu büyük öncüler olmasaydı, hiçbir kuşak kendi yolunu bulamazdı. Bu büyük hayalperestler olmasaydı, insan o derin anlamının bilincine varmazdı."
"Kaderinin yükü altında dizleri bükülmüş bir halde ellerini inançla yukarı kaldırır ve hayatın kutsal yüceliğine şahadet eder. Kaderinin kölesi olan Dostoyevski idrak ve tevazu sayesinde bütün acıların en büyük galibi, Eski Ahit'ten bu yana değerleri altüst eden ustaların en heybetlisi olmuştur. Sırf kaderinin zorbalıkları sonucu kendisi de güçlenmiş ve varoluşunun örsüne inen çekiç darbeleri, içindeki gücü sadece şekillendirmiştir. Bedeni ne kadar derine düştüyse inancı o kadar yükselmiş, insan olarak ne kadar acı çektiyse o evrensel acının anlamını ve gerekliliğini daha bir mutlulukla idrak etmiştir."
"Dickens hakkında, yüzyılımızda başka hiç kimse hakkında bu kadar kesin söyleyemeyeceğimiz şeyi söyleyebiliriz: O bu dünyadaki mutluluğu çoğaltmıştır. Milyonlarca göz onun kitaplarını okurken gözyaşı dökmüştür, gülme nedir bilmeyen ya da unutan binlerce insanın göğsüne gülüşü yeniden yerleştirmiştir. Onun etkisi edebi olanın çok üstündedir."