Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
"Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: Toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa,o zaman bereketli bir ürün doğurur.
(İncil,yuhanna'dan)
Tanrı Biz Kullarından Ne İstiyor? Tanrı'nın İstediği İyilik mi Yoksa İyiliği Seçebilme Şansına Sahip Olabilmek mi? Kötülüğü Seçen Biri Gerçekte İyiliğe Zorlanan Birinden Daha mı Geçerli Tanrı'nın Gözünde?