Yalnızca zevk aldıkları için zevk alanlardan nefret etmeyi, neşelerini paylaşmayı beceremediğimiz için neşeli insanları hor görmeyi ihmal etmeyelim sakın...
Bir papaz indirdi onları cebine!- Annesi kutuyu görünce, Başlamış içten içe ürpermeye: Pek hassas o kadının koku duyumu, Kaldıramaz bir an bile dua kitabından burnunu, Ve kokusundan anlar her eşyanın, helal mi haram mı olduğunu; Ve mücevherlerde apaçık hisseder, Fazla selamet olmadığını. Çocuğum diye seslendi, helal olmayan mal Ruhu karartır, kanı kurutur. Bunları Meryem'e adayalım, Ve sevinelim cennetin nimetlerine! Margaretçik dudağını büktü, Ne de olsa hediye, diye düşünddü, Ve gerçekten tümüyle inançsız olmasa gerek, Bunları buraya incelikle getiren. Annesi bir papazı çağırttı; papaz dalgayı hemen anladı, Ve gördüklerine doyasıya baktı. Dedi ki: Doğruluk budur işte! Nefsi yenen kazanır. Kilisenin işkembesi sağlamdır. Bütün halinde ülkeler yalayıp yutmuştur, buna rağmen hiçbir zaman fazla kaçırmamıştır. Yalnızca kilise, sevgili hanımefendiler, Haksız mülkü sindirebilir.
Faust: Neyin var? Nedir seni bu kadar kızdıran? Hiç böyle surat görmedim ömrüm boyunca!
Mefistofeles: Kendimi hemen şeytana teslim etmek isterdim, Tabii bizzat şeytan olmasaydım!
"Bu bir imkânsızlık deği, belki bir isteksizlik. Acaba her şeye böyle kayıtsız mıyım? Dünyayı bir daha kendimde kuramayacak mıyım? Bir daha hatıralar bende konuşmayacak mı? Yoksa kendi kontrolüm altında iken çıldırıyor muyum? Böyle göz göre göre..."