"Bir sigaran var mı?"
İşte böyle başladı her şey. Bu üç kelime ile başladı.
"Bir sigaran var mı?"
Bir hayatın var mı, diye sormuştu belki de.
Ve o evet, demişti.
"Sana verebileceğim bir hayatım var."
Sessizlik ısrardır derler mahkemelerde. Belki bir hakimin karşısında değillerdi ama yine de önünde diz çöktükleri bir hayat vardı ve o da sessizliği yalvarmanın bir biçimi olarak öğretmişti onlara.