Baykuşlar ışığı sevmez, güneş gözlerini acıtır. İşte tam da bu nedenle tüm ülkelerin, tüm halkların ve tüm zamanların baykuşları parlak düşünmeyi, ışıldayan bilgiyi sevmezler.
‘Ankara, Ankara güzel Ankara! Seni görmek ister her bahtı kara’ diye başlayan vatanseverlik şiirini tüm ilkokul çocukları ezbere bilir. Bahtını açmak isteyenler de bilir tabii. Bu nedenle başkent, Türkiye’nin bekleme odası gibidir.
İçindeki bütün yıkıntılara, bütün kederlere rağmen başını yere eğmek istemiyordu. Matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti.
“Selim kendine gelmiş iradesini takınmıştı. Kendisiyle karşısındaki muhteşem ışığın arasına üç yaratığın geldiğini gördü. Ve onlarla ilk defa karşılaşmasına rağmen gönlüne dalan bir sezgiyle kim olduklarını tanıdı. Bunlar Cebrail, Mikail ve İsrafil'di."