Attilâ İlhan’ın ilk kitabını sona saklamam tesadüfen oldu. İyi de oldu.
Özgürlük, eşitlik, hürriyet kavgası barındıran, bunu barındırırken de genellikle bir başına olmadan, tüm dünyayı duyarak, görerek ve “tuh oluşturarak” oluşmuş bir şiir kitabı. Sadece bir noktadan değil, kendisini birden fazla noktada görerek yazmış, gerek gemilerin heyamola türküleri, gerekse yıkılmak isteyen, onursuz bir duvarın ayakta kalışını, o noktalardan görerek yazmış. Çok güzel bir kitaptı. Yavaş okudum, bitsin istemedim.
Ancak sırada Rübab-ı Şikeste ve Diğer Eserleri bekliyor.
Kitabın ve İlhan’ın meraklılarına tavsiye ederim.
demir aldık limandan çözdük palamarı
rüzgâr bizim eski rüzgâr
deniz bizim eski deniz
gönül bizim eski gönül
rûşenâ gönül
mizana gibi sağlam bıçak gibi keskiniz