Nerdesin, neredesin Zin. Gecenin sessiz çığlığında unuttun mu Mem’i. Geceyi örtü yapıp Mem’e hangi yol ağzında beklemektesin. Söyle Dicle’ye, kadim uygarlıklara söyle. Bağır,çağır, kopar bütün kementlerini ademden beridir bağlı olan görünmez sütunlardan. Söyle arşa ve dinle yüreğinin geniş düzlüklerini sana dar eden savaşların sesini. Zin, ey Zin; soylu babandan beridir toprağın göreceği en güzel ey güzel kadın. Söyle Nuh’a tufanı Mem’in suretinde şakırdayan hangi tokada denk gelebilir ki. Zin; Mem’in düşü. Zin; saraylarda bulunan ürkek güvercin, Cızir’in güzel prensesi. Zin; Dicle’nin berrak sesi. Azrail’in rabbinden izin alıp ruhunu aldığı tek kişi. Zin; ölmüşlerin sağ nefesi.
Söyle Zin söyle. Akıt bütün lavlarını yurdunun çöllerine. Sıti’nin parmağındaki Mem’in boynundaki en güzel mücevher, Mir Zeyneddin’in ceylanı konuş ve dök içindeki bütün cenkleri yeryüzüne. Mem’in aşkıyla ruhuna üflenen soluğu söyle. Kevser’den hangi vakit içtin de Mem’e uzattın nazenin parmaklarının içindeki abı hayatı. Zindan karanlığının günü,güneşi,gecedeki aydınlığı Zin. Azrail’in baş tacı,sevgili, deryaların en güzel berraklığı, çöl, çölü kendine siper etmiş gölgelik. Dost,düşman,anne,baba,kardeş. Zin; Dicle’nin serin suyu Mem nerede?
Duyuyor musun beni ?