Servet Sağlam

Servet Sağlam
@ServetSaglam
Bilge Kitap Yayınları Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni, YouTube Kitap Muhabbeti Programının Yapımcısı ve Sunucusu, Koru Coaching Magazine Editörü ve Firavun Kahtada Romanının Yazarı
Puan vermedi
Book Review: Alem İçinde Alem – Gültekin Doğan Bazı kitaplar vardır ki, okuyucusuyla aynı yolun yolcusudur. Yazarın zihninde dolaşan sorular, okuyucunun kendi iç dünyasında yankılanır. Okudukça, “Ben de bunu düşünmüştüm” deriz; “Bu soruyu ben de kendime defalarca sormuştum.” Ve o anda fark ederiz: Bu düşünce yolculuğunda yalnız değiliz. Ülkemizin duayen koçlarından Gültekin Doğan, Alem İçinde Alem kitabında hem kendi düşünsel yolculuğunun izlerini hikâyeleştiriyor hem de içsel diyaloglarıyla hakikate kendi penceresinden ışık tutuyor. Kitap, isminin de çağrıştırdığı gibi, okuyucuyu katman katman bir içe dönüş yolculuğuna çıkarıyor. Doğan, insanın varoluşunu bir kahve fincanındaki telve zerresine benzetiyor: Evren sonsuz bir kahve deryasıysa, dünya o fincandaki küçücük bir parça; insan zihni ise o telve içinde dönüp duran başka bir evren, yani “âlem içinde âlem”. Yazar, bu benzetmeden yola çıkarak insanın büyüklük yanılgısını, egosunun ince oyunlarını ve içsel çelişkilerini zarif bir üslupla irdeliyor. Ona göre, insan “zerre içinde zerre” olan bir varlıkken, yine de kendini evrenin merkezine koymaktan vazgeçemiyor. Bir kıvılcım kadar küçük bir duygudan bile taşan haklılık hissiyle tartışmaya meylediyor; olumlu olumsuz duygularının farkına varmadan, gelişimini kendi elleriyle engelliyor. Yazar, şu cümleyle bu durumu en yalın hâliyle özetliyor: “Öz ile bağlantıya geçmeden, ona kavuşmadan bütünlüğün, biz olmanın sırrına nasıl varabilir ki insan?” Alem İçinde Alem, yalnızca bir kişisel gelişim kitabı değil; aynı zamanda tasavvufun inceliklerini, koçluğun sezgisel derinliğiyle buluşturan bir rehber. Gültekin Doğan, yıllara dayanan koçluk deneyimini, içsel farkındalığın ışığında harmanlıyor ve okuyucuyu kendine doğru bir yolculuğa çağırıyor. Bu kitapta karşımıza çıkan
Âlem İçinde ÂlemGültekin Doğan · Harf Eğitim Yayıncılığı · 20251 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·200 syf.··
2025 1. kitabı
Book Review | Tunçel Gülsoy’un “Koçluğun Ötesine, Bilgeliğe Doğru” Kitabı Üzerine Servet Sağlam İnsanların bir ruhu olduğu gibi, sanırım kitapların da bir ruhu var. Ve o ruha can veren kuşkusuz yazardır. Bazı kitaplar sizi sarıp sarmalar, zihninizi ve ruhunuzu doyurur. Bazıları derin derin düşündürür, bazıları ise içinizi bir türlü ısıtmaz; size soğuk gelir. Tunçel Gülsoy’un kitabı, insanı saran, sıcak bir üsluba sahip. Sizi derin düşüncelere sevk ederken hiç de yormuyor. En derin meseleleri yalın bir dille, en kestirme yoldan anlatıveriyor. Tıpkı Yunus Emre’nin şiirleri gibi… Basit bir anlatımla en derin felsefi sorulara ışık tutuyor. Bu kitabı okurken, tam da adı gibi bir bilgelik yolculuğuna çıktığınızı hissediyorsunuz. Kitap, bilginin ve tekniğin ötesinde bize içgörü ve duru görünün kapılarını aralıyor. Satır aralarında, Batı dünyasından gelen kalıplaşmış, teknik ve analitik koçluk anlayışına yeni bir ruh kazandırma arzusunu hissediyorsunuz. Tunçel Hoca, “[M]evlâna, Hacı Bektaş, Yunus Emre öğretisi üzerine kurulmuş; evrensel koçluk değerleri ve ilkeleri çerçevesinde bir koçluk modeli mümkün mü?” (s.19–106) diye sorarken “Her şeyin tekniklere indirgendiği bir dünyada sevgi öksüz kaldı.” (s.95) diye de hayıflanıyor. Bugünün haz, hız ve sonuç odaklı dünyasında; keyfiyete değil kemmiyete kilitlenen insanlar için o en zor soruyu soruyor: “Önemli mi olmak istersin, değerli mi?”. Ve ekliyor ekliyor Tunçel Hoca “Önemin bittiği yerde bilgelik yolculuğu başlar.” (s.96) Gerçekten de günümüzün ışıltılı, gösterişli, botokslu, yapmacık dünyasında pek çok kişi, değerleri pahasına da olsa önemli biri olmanın peşinde. Ne yazık ki bugünün acımasız düzeninde değerli bir insan olmak pek de kıymet ifade etmiyor. Hocamız başarı merdivenlerine tırmanmak isteyen çalışanlara,
Koçluğun Ötesine Bilgeliğe DoğruTunçel Gülsoy · Sola Unitas · 20241 okunma
7/10
·
Beğendi
Gülüzar Yıldırım ilk kitabı olan Çok Yoruldum isimli romanında kadınların hamilelik sürecinde yaşadıkları fiziksel, ruhsal ve psikolojik zorlukları anlatıyor. Romanın edebi dili oldukça akıcı; sıkıcı tasvirlere, uzun konuşmalara yer verilmemiş. Yazar okuru sıkmadan hamilelikte çekilen sıkıntıları Ceren'in iç dünyasında kendi kendine yaptığı konuşmalarla işlemeye çalışmış. Gün batımı, güneş, rüzgar ve mevsimler kısa cümlelerle oldukça güzel tasvir edilmiş, bunun yanında karakterlerin fiziksel ve ruhsal tasvirlerine de yer verilmiş olsaydı daha güzel olabilirdi. Ayrıca romanda Ceren dışındaki karakterlerin biraz sönük kaldığı söylenebilir. Özellikle Ceren’in eşi Selim biraz daha ön plana çıkarılabilirdi. Kurgusal olarak da oldukça başarılı olan kitapta özellikle doktorların farklı farklı teşhisleri ve yorumları üzerine Ceren’in yaşadığı sıkıntılar, umut ve karamsarlık arasında yaşadığı gelgitlerle güzel bir şekilde işlenmiş. Yazar Gülüzar Yıldırım ile “Çok Yoruldum” kitabı üzerine yaptığımız söyleşiyi youtube.com/watch?v=S10ynxw... adresinden izleyebilirsiniz.
Çok YoruldumGülüzar Yıldırım · Sokak Kitapları Yayınları · 202097 okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2020 00:13
Sohbet tadında, güzel, insanı yormayan bir kitap. İlber Ortaylı gezerken tarih dersi vermeyi, tarihi nasıl okumamız gerektiğini gösteriyor. Tarih sadece tarih kitaplarından değil gezerek de öğrenilir. "Coğrafyasız tarih düşünülemez. Dil, tarih ve coğrafya: bu üç dal olmadan beşeriyetin macerasını kavramak mümkün değildir. Bir coğrafya sadece onun doğası, fauna ve florası ve üzerinde kalan anılarıyla değil, bizatihi insanoğlunun oradaki macerası ile anlam kazanır. Gezilerimiz sırasında bir ülkede asıl dikkat etmemiz gereken alan beşeri çoğrafya ve tarihtir. Türkiye gibi önemli bir coğrafyayı ve tarih alanını anlamak için onun kuzeyindeki Güney Rusya ve Kafkasya, doğusundaki İran ve Hindistan, güneyindeki Suriye, Filistin ve Mezopotamya 'nın yanı sıra Başkanları ve Akdeniz ülkelerini de anlamak kaçınılmazdır.. " İlber Ortaylı ile yolculuğa hazır mısınız?
Tarih
İlber Ortaylı Seyahatnamesiİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20214,975 okunma
6/10
·208 syf.··
2020 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2020 12:18
IKIGAI, Japonların uzun ve mutlu yaşama sırrını anlatan bir kitap. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Japonlar dünyanın en uzun ömürlü insanları. Ortalama yaşam süresi erkeklerde 85 yıl, kadınlarda 87,5 yıl. Ayrıca Japonya dünyadaki en yüksek yaş oranına da sahip. 2016 yılının Eylül ayında alınan sonuçlara göre bir milyon insan arasında yüz yaşını aşmış 520'den fazla insan var. Japonya'nın Okinawa adasında ise ortalama yaşam süresi Japonya'nın da üstünde. İKİGAİ'nin on kuralı: Sevdiğiniz işi yapın, aktif kalın. Ağırdan alın, acele etmeyin. Midenizi tıka basa doldurmayın. Çevrenizde iyi arkadaşlar olsun. Her gün biraz egzersiz yapın. Gülümseyin. Doğayla bağlantı kurun. Teşekkür edin ve şükredin. Geçmişe ve geleceğe takılıp kalmayın, anı yaşayın. İKİGAİ'nizi takip edin
Felsefe
IkigaiFrancesc Miralles · Penguin Books · 201723,9bin okunma