Setix

Setix
@Setix
Fiziksel kitaplarım için dijital kitap arşivi oluşturmaya çalışıyorum.
Aristoya göre ş*sizler mutlu olamaz
Tanrıların insanlara verdiği başka bir armağan varsa, mutluluğun da tanrıların vergisi olması akla yatkındır; özellikle insansal şeylerin en iyisi olduğuna göre. Ancak bu, galiba başka bir araştırma alanının konusuna daha uygun olsa gerek. Nitekim mutluluk tanrı vergisi olmayıp da erdemle ya da belirli bir öğretim ya da eğitimle gelse bile, en tanrısal şeylerden biri gibi görünür; çünkü o, erdemin ödülü ve en iyi amaç olarak görünür—tanrısal bir şeydir ve kutludur. Herkeste olabilecek bir şey de olsa gerek; çünkü erdemce sakat olmayan herkes, belirli bir öğretim ve çabayla ona sahip olabilir.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Reklam
“Aşk ne aptalca bir şeymiş,” dedi öğrenci uzaklaşırken. “Mantıkla kıyaslanamaz bile; çünkü hiçbir şeyi kanıtlamıyor, asla gerçekleşmeyecek şeyleri söylüyor, insan da inanıyor. İşe yaramaz bir şey bu aşk; bu çağda işe yaramak her şeye bedeldir. Bu yüzden felsefeye dönüp metafizik çalışayım en iyisi.”
Sayfa 38·Kitabı okudu
Yabankedisinin derisinden bir kürkün içinde, gölgede kalmasına rağmen donuk beyaz rengi belli olan küçük bir boyun parçası; bunun üzerinde, hafifçe sola dönmüş, beyazımsı bir insan yüzü vardı. Siyah gözleri, anlaşılmaz, derin düşüncelere dalmış gibi yere bakıyor, âdeta bulamayacağından emin olduğu bir şeyi son bir ümitle aramak istiyordu. Buna rağmen bakışındaki hüzün biraz da istiğna ile karışıktı. Sanki: “Evet, aradığımı bulamayacağım… Fakat ne olur?” der gibiydi. Bu istiğna ifadesi, biraz dolgun ve alttakisi daha irice olan dudaklarında tamamen açık bir hâl alıyordu. Gözkapakları hafifçe şişti. Kaşları ne pek kalın ne pek inceydi, fakat biraz kısaydı; koyu kumral saçları, köşeli ve oldukça geniş alnını çevreleyerek aşağı doğru uzanıyor ve yabankedisinin tüylerine karışıyordu. Çenesi hafifçe öne doğru kıvrık ve sivriceydi. İnce, uzun ve kanatları biraz etli bir burnu vardı.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Oblomov usulca sessizliğe ve hayallere gömüldü. Ne uyuyordu ne de uyanıktı; fakat düşüncelerini istediği gibi, özel hiçbir şeye odaklamadan kaygısızca dolaştırıyordu. Yüreğinin düzenli atışlarını sakince dinliyor, belirli hiçbir şey düşünmeyen biri gibi kimi zaman gözlerini kırpıştırıyordu.
Sayfa 491·Kitabı okudu
Kürk Mantolu Madonna Yabankedisinin derisinden bir kürkün içinde, gölgede kalmasına rağmen donuk beyaz rengi belli olan küçük bir boyun parçası; bunun üzerinde, hafifçe sola dönmüş, beyazımsı bir insan yüzü vardı. Siyah gözleri, anlaşılmaz, derin düşüncelere dalmış gibi yere bakıyor, âdeta bulamayacağından emin olduğu bir şeyi son bir ümitle aramak istiyordu. Buna rağmen bakışındaki hüzün biraz da istiğna ile karışıktı. Sanki: “Evet, aradığımı bulamayacağım… Fakat ne olur?” der gibiydi. Bu istiğna ifadesi, biraz dolgun ve alttakisi daha irice olan dudaklarında tamamen açık bir hâl alıyordu. Gözkapakları hafifçe şişti. Kaşları ne pek kalın ne pek inceydi, fakat biraz kısaydı; koyu kumral saçları, köşeli ve oldukça geniş alnını çevreleyerek aşağı doğru uzanıyor ve yabankedisinin tüylerine karışıyordu. Çenesi hafifçe öne doğru kıvrık ve sivriceydi. İnce, uzun ve kanatları biraz etli bir burnu vardı.
1000Kitap