Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Oblomov
9/10
·505 syf.··
Beğendi
·
2019 207. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2019 20:05
Oblomov uzun süredir takip ettiğim ve ismi bende merak uyandıran bir romandı. Kitap son derece akıcı ve sürükleyici anlatım tarzıyla beni çok etkiledi. Toplum içinde bazı tanıdıklarınız olur, hani ilk bakışta miskin, yaşamla bağlarını zayıflatmış veya dağınık vurdumduymaz tipler. İşte roman kahramanımız son derece iyi niyetli, ahlaklı, sevecen ve dürüst bir insan ancak tam bir kararsızlık abidesi. İvan Gonçarov'un bu tiplemesi ile yeni bir sözcük türemiştir dünya lügatına.. Oblomovluk.
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
10/10
·505 syf.··
2021 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 18:43
Elveda Oblomov elveda Olga elveda Zahar ... Başlarken bu kadar güzel bir kitap okuyacağımı tahmin etmemiştim. Başlarda Oblomov miskinliği üzerime çöktü sonra aşk ile canlandık. Ama sonunda bir arkadaşımı kaybetmiş gibi üzüldüm... Hoşçakal dosttum seni tanıdığım için mutluluyum
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
Puan vermedi·505 syf.··
2020 143. kitabı
Hepimiz biraz oblomov uz aslında. Mesele ne kadar olduğumuzda. Çok kalın olduğu için başlayıp başlamamak konusunda tereddüt edip bir deli cesareti ile başladığım ve bir solukta okuduğum bir kitaptı. Bitirdikten sonra kendime şu soruyu sormuştum “ hangisiyim ben bu hayatta , oblomov mu yoksa zahar mı ? Oblolovluk varsa bende de ne kadarım bir oblomov acaba ?” Kitabı bitirdikten sonra uzun bir süre başka kitap alıp okuyamamıştım. Bazı kitapları sindirmek gerekir üzerine düşünmek anlamak. Bu kitapta öyle bir kitaptı. Kesinlikle her yaştan insanın okuması anlaması gereken müthiş bir eser. Hayatımda büyük bir yer edinen ve yıllar geçse bile unutmayıp tekrar tekrar sıkılmadan okuyacağım sayılı kitaplardan.
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
Yordun ve üzdün beni Oblomov!
10/10
·505 syf.··
Beğendi
·
2020 114. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 16:12
Yorulmam tamamen karakterle, karakterin varoluşu ile ilgili. Varoluşunu sürekli sorgulayan fakat sorgularken alışkanlıklarından vazgeçemeyen,sorguladığı halde yakınındaki insanların ne kadar artniyetli, kötü olduğunu anlamayacak kadar saf olan Oblomov.Bu hastalığın “Oblomovluğun” insan üzerindeki etkisi korkunç. Yaşam enerjisini tüketen, bitmiş, şüphelerden kurtulamayan, sabahlığı ve koltuğu olmadan yaşamayan bağımlı bir karakter.Bunları yazarken bile... Kitabın ilk iki yüz sayfası sadece koltuğu ve sabahlığı ile bütünleşen Oblomov’un odaya giren çıkan; komşusu, arkadaşı ile konuşmalarından ibaret ama anlamlı konuşmalardı benim için. Çoğu zaman Oblomov’a söylediklerinden dolayı hak verdim. Kuru kalabalığın usandırıcı bir abartıdan ibaret olduğunu, dedikodunun, baştan aşağı süzmelerin gereksiz olduğunu ve erdemlerimizin bunlar mı ? olduğunu sorgulatıyor. Kendimi Oblomov olmaktan çok “Olgaymışım” gibi hissettim aslında. Kitabın ortalarında ikisinin yakınlaşmaları, birlikte olacaklarına dair hayalleri ve en çok Olga’nın, Oblomova inanması onun için çabalaması.. Bile bile kendini ateşe attı diye düşünüyorum. Çünkü bu “Oblomov”. Değişmez..İçindeki aşk bile salt “aşk” bile ona etki edemez. Zaten sonları da beklediğimden farklı olmadı. Oblomova karşı “karamsarım” doğrusu. Çünkü elindekilerin kıymetini (dostluğunu, Olgayı, Agafya bile) bilemeyecek kadar yaşama küsmüş,usanmış hatta.Üzüldüğüm nokta ise bu oldu. Stolz’un Oblomov’a ; “Ya şimdi ya da hiçbir zaman” deyişi aslında kitabı özetliyor. Oblomov hep “hiçbir zaman” dedi , erteledi.. Düşünmek için sürekli bir sonraki gün bir sonraki ay.. Aslında daha yazacak çok şey var fakat benimde Oblomov’a karşı bir Oblomovluğum tuttu..
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
Puan vermedi·505 syf.··
2023 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2023 14:04
Selam arkadaşlar! Merhaba hepinize. Bugün romanın başkahramanına zaman zaman kızdığım zaman zaman sevecen yaklaştığım ve kitabın sonunda bağışladığım Oblomovdan bahsetmek istiyorum. Oblomov aslında tembel bir insan tiplemesidir. Son derece üşengeç, bugünün işini yarına bırakan, bir işe başlayacağı zaman önce planlayıp sonra yapayım diyen ama planları hep tasarı aşamasında kalan - tasarı aşamasını da vicdanını rahat tutmak için yapıyor - son derece rahat bir insan. Okuduğum da benim de kendimden bir parça bulduğum hatta bir ara gerçekten oblomovluk konusunda ileri mi gidiyorum diye kendimi sorguladığım bir kitaptı.
1000k
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
160 yıl öncesinden mükemmel Doğu &Batı kıyaslaması
9/10
·505 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Eser, Doğu ile Batı bakış açısının zıtlaşmasını anlatır. Rusya'da modernleşmenin bir fotoğrafı, çözülmeye başlayan feodalizm betimlemesinin en güzel örneğidir (Arka kapaktan) Hayatı hareketsiz, kaygısız, bezgin şekilde algılayan tembel küçük burjuva Oblomov'un yaşamı konu ediliyor. İnsanların para ve mevki uğruna alçalmaları, birbirleri arkasından iş çevirmelerinive bu kirliliğin her yere bulaşmasını yaptığı kısa memurluğunda sezen Oblomov; hazır parayla kayıtsızlığı seçer ama bu durum; hayatının aşkı Olga'yı hem de en yakın dostuna karşı kaybetmesine de yol açacak, gitgide kabuğuna çekilerek hareketsizlikten sağlık sorunları sonucu ölecektir. Roman 1859'da Rusya'da olay yaratmış, 3 yıl sonra kaldırılan kölelik utancına olumsuz bakış açısı ve modernleşme ihtiyacını oldukça güzel bir kurguyla dile getirmiştir. Eser; başlarda sıkıcı gelebilir ama naif dili ve güzel tasvirleri, 160 yıl önce de olsa şahane kurgusuyla sizi alıp götürüyor doğrusu. Aşk, tutku, bütün duygular yüzyıllar geçse de değişmez ve gereksinimler de öyle . Pek çok açıdan, hayatımın bir kısmına benzettiğim karakteri duyumsuyor ve içselleştirdiğim 19yy Rus edebiyatının da tadına fazlasıyla varıyorum. Okuyun...
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
Puan vermedi·505 syf.··
2021 13. kitabı
Katip Bartleby romanındaki karakterin "hiçbir şey yapmamayı tercih ederim" mottosuyla özdeşleşebilecek hatta belki daha evrensel bakış açısıyla yazılmış bir kitap olduğunu söylemek istesem de yine de az kalır diyeceklerim. Yıllar öncesi yazılmış kitapların günümüz insanına bu kadar hitap etmesi hatta birebir uyması çok garip değil mi? Yoksa insanoğlunun huyu mu kurumuyor da hep aynı çizgide seyrediyor hayatı?
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
Oblomovluk!
8/10
·505 syf.··
2026 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 00:04
İvan Gonçarov’un Oblomov romanı, dışarıdan bakıldığında hayata karşı tamamen pasif, tembel ve miskin bir adamın hikâyesi gibi anlatılagelir. Romanın bilinen, popüler okuması da genellikle bu yöndedir: Oblomov yataktan kalkamaz, karar veremez, sürekli erteler ve yaşamdan geri durur. Hatta “Oblomovluk” kavramı bile buradan türemiştir. Ancak kitabı gerçekten okuyunca, bu tanımın ne kadar eksik ve yüzeysel kaldığı açıkça görülüyor. Romanın konusu kısaca, soylu bir Rus ailesinden gelen İlya İlyiç Oblomov’un, modernleşen dünya karşısında hayata tutunamamasını anlatır. Taşınmak, çalışmak, evlenmek, karar almak gibi herkes için sıradan olan eylemler Oblomov için ciddi birer varoluşsal sorun hâline gelir. Çocukluğundan itibaren aşırı korunarak büyütülmüş, hayata hiç hazırlanmadığı için yetişkinliğinde dünyanın sertliği karşısında içe kapanmıştır. Roman yalnızca Oblomov’u değil; onun karşısına konulan Stolz’u, Olga’yı ve Agafya’yı da anlatarak farklı yaşam biçimlerini karşı karşıya getirir. Kitabı okudukça şunu fark ettim: Oblomov sadece tek bir karakterin hikâyesi değil, her karakterin bir yönünü, bir ihtimalini okuduğumuz bir roman. Stolz hareketi ve aklı, Olga gelişimi ve ideali, Agafya kabullenişi ve sessiz sevgiyi temsil ederken; Oblomov bütün bunların arasında kırılmış ama kirlenmemiş bir ruh olarak duruyor. Romanda karakterlerin sık sık geçmişlerine, çocukluklarına inmesi ile insanların oldukları şeylere bir günde dönüşmediğini kolaylıkla anlıyoruz. Benim için Oblomov, tembellikten çok yetiştirilme biçiminin ve duygusal kırılganlığın romanıydı. Oblomov’u hareketsiz yapan şey isteksizlikten ziyade, hayata nasıl katılacağını bilmemesiydi. Fazla hisseden, fazla düşünen, sevdiği insanı incitmekten korkan bir karakter. Bu yüzden hareketsizliği bir boşvermişlik değil, bir tür
Hayata Dair
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
Oblomovluk!
10/10
·505 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2023 18:37
Ya şimdi ya hiçbir zaman. Kitaba başlarken önce nasıl bitecek diye düşündüğüm sonra elimden hiç bırakmak istemediğim kendimi her bir karekterle aynı duyguları yaşarken buldum. Okumayı sevenlerin okuması gereken bir kitap daha iyi ki kitaplar var...
Düşünce
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma
Tembelliğin Destanı
9/10
·505 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Gonçarovun en iyi ve en bilinen eseridir.Eser tüm dünyaya unutulmaz bir kahraman yaratmıştır. Ve Oblomov ismi dilimize dahi oblomovluk olarak geçmiş aşırı tembellik anlamına gelir. Yer yer ronantik yanları olsa sa akıcı ve güzek anlatımıyla etki bırakan bir kitap. Hepimizde biraz olan tembelliğinin abartılınca nelere mal olabileceğine dair güzel ders. Dönemin sosyal yapısını da çok güzel bir şekilde veren yazarla beraber siz de Oblomov'u harekete zorlayacaksınız.
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Oda Yayınları · 201049,8bin okunma

Yazar Hakkında

İvan GonçarovYazar · 7 kitap
Simbirsk, şimdiki adıyla Ulyanovsk'ta doğmuştur. Zengin bir tüccar ailesinin çocuğu olan Gonçarov, Oblomov'unkine benzeyen bir çocukluk geçirmiş, asilzadelerle geleceğin Oblomov'larıyla birlikte özel bir pansiyonda okumuştur. Moskova Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, Petersburg'ta otuz üç yıl sürecek ve kendisini yüksek bir göreve kadar getirecek memurluk hayatına başladı. 1847'de ilk eserini, Alelade Bir Hikâye'yi çıkardı.1849'da da Oblomov'un Rüyası bir dergide basıldı. Ama Oblomov son şeklini ancak 1857'de, Marienbad'da bir aylık sürekli bir çalışma süresinden sonra aldı. Bu büyük romanın bir ay içinde yazılması belki de imkânsız görünmektedir, ama unutmamak gerekir ki, "bu eseri yıllarca kafamda taşıdım ve geriye onu ancak kâğıda geçirmek kalmıştı," demiştir yazar. Roman Rusya'da bir bomba gibi patladı. Zaten zaman da pek elverişliydi. Köleliğin kaldırılmasına üç yıl kalmış, bütün edebiyat dünyasında, uyuşukluğa, hareketsizliğe, şaşkınlığa karşı bir savaş açılmıştı. Bunun içindir ki, bir çağdaşın yazdığı gibi "Bütün okuma yazma bilenler Oblomov'u heyecanla okuyorlar. Hiç mübalağa etmeden denilebilir ki bu anda Rusya'da en küçük, en kenarda kalmış bir kasaba yoktur ki orada Oblomov okunmasın, üzerinde tartışılmasın. Oblomov ve Oblomovluk kelimeleri bütün Rusya'ya yayılmış, ebedi olarak dilimize girmiştir." Bu eserden başka, Gonçarov'un 1856'da çıkan ve üç yıllık bir dünya yolculuğunu anlatan "Fregal Pallada" isimli bir eseriyle birkaç eleştirisi ve hikâyesi vardır. Oblomov'dan sonra yazdığı "Uçurum" adlı büyük romanı 1869'da çıkmış ve Gonçarov onunla on yıl uğraştırmıştır.