bu kitabı doğru düzgün inceleyen hatta okuyan olmaması beni üzdü ve bu garip yazıyı yazmaya karar verdim, eleştirel bir yazı değil, kendi fikirlerimi ve internette bulabildiğim bilgileri derlediğim öylesine bir şey olacak.
yamaç, çok kalın bir roman, hani "gerekli kitap" diye tabir vardır bazıları için, benim için yok öyle bir şey ama sizin için varsa söyleyeyim: bu kitabı okumak çok gerekli mi, rus edebiyatı seviyorsanız size müthiş bir dönem portresi sunar ve bir sürü çıkarım yaparsınız, ama sadece "ben oblomov'u çok sevdim bunu da okuyayım" demek yeter mi sanmıyorum, sıkabilir kitap. çünkü oblomov'daki heyecan yok bunda, bu hem daha uzun hem daha durağan bir roman, ayrıca karakter yelpazesi daha geniş. yani okurken yordu beni.
gonçarov'un dediğine göre asıl konusu tutkunun etkilerini anlatmakmış: ulaşılmaz olanın çekiciliği, kavuşulan şeyin önemini kaybetmesi gibi... bir yandan da dönemin sanatçı olmaya hevesli insanlarını ve en önemlisi, siyasi çatışmalarını özetliyor bize.
gonçarov kendini yazar değil ressam olarak tanımlar, karakterleri kelimelerle çizdiğini söyler, bunu bu romanda daha net anladım çünkü görsellik oblomov'da bu kadar önde değildi. romanda da rayski'nin "benim işim biçimler, dış görünüş..." ile başlayan cümlesi ile bu düşüncemi doğruladım. bolca tasvir bulabilirsiniz romanda, sırf çevre tasviri değil insanların dış görünüşü de çok. zaten kendisi çok severmiş insanları gözlemlemeyi, bu özelliğini de aynen Rayski'ye aktarmış.
Malinovka, romanın ağırlıklı olarak geçtiği yer. büyükanne Tatyana Markovna, iki kız kardeş: Marfenka ve Vera, hizmetçiler... dönemi özetliyor bize, siyasi çatışmalar da burada anlatılıyor: otorite büyükanne, ona boyun eğen Marfenka, ona karşı gelen Vera... ayrıca gonçarov bu kız kardeşleri yazarken puşkin'den (olga ve