Aşktan özge şey reva mı
Sarfetmeye gevher-i kelamı..
Şehy Galip haklıydı. Aşk, hakkında en çok kelime sarfedilen konu oldu. Hem de Habil'le Kabil'den beri. Herkes bir tarafından tuttu aşkı. Kimi uzun şiirlerle anlattı, kimi tek bir beyte sığdırdı. Kimi romanlar yazdı aşka dair kimi sayfa sayfa kitaplar. Sonra masallar, hikayeler, tiyatro eserleri, filmler, şarkılar. En sevilenleri hep aşka dair olanlar oldu. Şairler, filozoflar, yazarlar hiç geri durmadı aşkı anlatmaktan. Hatta ilahî aşksa mesele, mutasavvıflar sözün daha güzelini söyledi. Ama mensubu kalmamış da olsa bir mezhebin imamı kabul edilen ve pek çok ilim dalında kendini yetiştirmiş güçlü bir İslam hukukçusunun da aşk ve âşıkların halleri üzerine bir eser yazması nadirâttan oldu. Daha ne olsun, Zahirî mezhebinin temsilcisi, aşırı tasavvufî oluşumlara karşı eleştirel bakışı ile meşhur, fıkıh, hadis, kelam ve edebiyat alanında söz sahibi büyük İslâm alimi İbn Hazm aşktan bahsediyor. İşte bu yüzden Güvercin Gerdanlığı'nın ayrı bir yeri vardır aşktan bahsedenler listesinde.
İbn Hazm bu eserini henüz otuz dört yaşındayken, çok değer verdiği bir dostunun kendisinden aşkın ne olduğunu, sebeplerini, belirtilerini, bitişini, sevginin önünü açan veya yolunu kesen şeyleri tüm gerçekliğiyle anlatan bir inceleme yazması talebine cevap olarak kaleme almıştır. Eserinde sadece bizzat tanık olduğu veya güvenilir kişilerin kendisine aktardığı olayları örnek olarak vermiştir. Herhangi bir kusuru ortaya dökmemek ve saygın birini rencide etmemek amacıyla, eserine aldığı bazı olayların kahramanlarını isim vermeden veya mahlas kullanarak anmıştır. Öte yandan bahsettiği olaylar herkes tarafından biliniyorsa veya sahibi, adının duyulmasından rahatsızlık duymayacaksa daha da önemlisi ibret alınacak bir