Eğer bizim kendilerine matematiksel, hatasız mutluluğu getireceğimizi anlamazlarsa onları mutlu olmak zorunda bırakmak bizim görevimizdir. Ama silahtan önce sözü deneyeceğiz.
Bu insanlar Tanrı'nın onlara bağışladığı şeyler için hiç şükrediyorlar mı acaba, diye düşündü: zihinlerindeki ışık için, dostlar için, doğa yaslarına tepki olarak duyulan soğuk ve acı için, bu yasaları beklenti edinecek kadar derinlemesine kavrama yetisi için, görkemli bir biçimde birbirini izleyen gündüz ve gece için, yükseklere sıçrayan kıvılcımlar için, dostlar için... Yaşamlarının ne denli güzel, ne denli imrendirici olduğunu biliyor muydu bu insanlar acaba?