Sevde Bayrakdar

Sevde Bayrakdar
@SevdeBayrakdar
Fotoğraf çekiyor ve kitap okuyorum.
Uyuyan Toplum Üzerine
Puan vermedi·208 syf.··
2022 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2022 17:49
Kitap fillerin karıncaları tanımasıyla başlıyor. Filler sultanı çalışkanlıkları karşısında şaşıp kaldığı karıncalara savaş açar ve şehirlerini altüst eder. Başka çaresi olmayan karıncalar fillerin boyundurluğu altında yaşamayı kabul ederler ve adeta fillerin kölesi olurlar. Kitapta ilk ilgimi çeken şey fillerin savaş esnasında karıncaların seslerini duymadıkları için milyonlarca karıncayı vicdanları sızlamadan öldürebilmeleri oldu. Günümüz Putin Amcalarının, Sisi’nin, Çin’in, İsrail’in füzelere vur emri verirken karşılarındaki bebekleri görmemeleri gibi aynı. ‘’Zaten bütün yaratıklar görselerdi, duysalardı savaşı, bütün yaratıklar duyabilseydi savaş çığlıklarını bu dünyada savaş olmazdı. Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de… Savaşın kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar onun için kabul edebiliyorlar savaşı.’’ Savaş biter, asimilasyon dönemi başlar. Karıncaların başkaldırmamaları, düzenin devam etmesi, fillerin sultanlar gibi yaşaması için şarttır bu. Ama karıncalar bunu hissetmemeli kendilerini özgür hissetmelidirler. Maalesef en somut örneklerini yaşayarak gördüğümüz şeyler bunlar. İlki böl parçala yut taktiği. Karıncaları sarıcalar, kırmızılar diye diye ayırıp herbirini birbirine düşman ederler. Tıpkı bizi Türk, Kürt, sağcı, solcu diye ayırdıkları gibi. Zamanla karıncalar karıncalıklarını unutur fillere değil birbirlerine bilenirler. İkincisi karıncaların dillerini ellerinden alırlar. Artık tek konuşulabilen dil filcedir. ‘Uygarlığı takip edebilmek için’ şarttır bu. Kendim dahil en büyük eleştirim bu şu sıralar. Dinlediğimiz, izlediğimiz şeyler hep yabancı kaynaklı. Bu da sadece kültürümüzü değil, dilimizi de etkiliyor. Elimizden bir şey gelmiyormuş gibi geliyor bazen. Ya da belkide biz elimizden gelebilecek şeyleri küçümsüyoruz? İşte böyle böyle
Edebiyat
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·1062 syf.··
2021 7. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2021 10:06
-Spoiler- ANNA KARENİNA Kitap Anna Karenina isimli karakterimizin ihaneti duygu ve düşünce dünyası etrafında birçok karakterin duygu durumunu analiz ediyor. Kitap yorumu yazmada yeni olduğum için ve böylesi uzun bir kitabı okumak çok fazla zamanımı aldığı için başı ve sonu arasında bağlantı kurmakta biraz zorlanıyorum ama zaten burada anlatmak istediğim komple olay örgüsü değil. Ben daha çok kitapta dikkatimi çeken duygu durumları hakkında konuşmak istiyorum. Bunların birincisi Anna Karenina'nın ihanetinden sonra Anna'nın Aleksey'den nefret etmesi. Dürüstlüğü ilke edinmiş ve Rus edebiyatında henüz çömez denebilecek bi seviyede olduğumdan dolayı bu ihanet beni sinirlendirmekle beraber ister istemez beni Aleksey'e yaklaştırdı.Bu da Anna'nın bu nefretine daha çok sinirlenmeme sebep oldu. Ama beni asıl şaşırtan şey bu kadar nefret etmeme rağmen Anna'yı anlayabilmem oldu. Benzer durumlara gerçek hayatta maruz kaldığımdan ya da daha doğrusu Tolstoy'un üstün insanı anlayabilme, analizleyebilme ve anlatabilme kabiliyitlerinden kaynaklandığı açık. Hepimiz isteyerek ya da istemeyerek zarar verdiğimiz insanlardan, düşüncelerden, nesnelerden nefret etmeye başlıyoruz. Bu illa bir eş olmak zorunda değil. Annemizin sözünden çıktıktan sonra annemizi suçlamaya başlıyoruz, öğretmenimizi dinlemeyip anlamadığımızda öğretmenimizi suçluyoruz vs. vs. Aslında içten içe onların haklılıklarına kızıyoruz. Ben bunu bir nebze Feride'nin Kamuran'a çamur fırlatmasına da benzetiyorum. Onu o kadar kusursuz görüyor ki bu kendi kusurlarını yüzüne vuruyor ve onun kusursuzluğunu bozmak istiyor. Anna her ne kadar Aleksey'e zarar vermek istemesede hissettiği nefret aynı. Bahsetmek istediğim diğer bir duygu durumu Anna'nın intiharı hakkında. Karakterimiz sevgilisine karşı hastalıklı bir şekilde kıskançlığa
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
9/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2021 15:08
-SPOİLER- CESUR YENİ DÜNYA Kitabı yorumlamaya başlarken ilk olarak kitap bir distopya mı yoksa ütopya mı net bir şey söyleyemiyoruz. Aslında bu biraz okuyucuya kalmış bir yorum. Zira yazarın kendisi de bunun bir hiciv mi, kehanet mi, yoksa proje mi olduğunu anlayabilmiş değil. Kitapta insanlar şişlerden tamamen yapay yolla doğar, herhangi bir şekilde anne ya da babaya sahip olmazlar. Toplumsal rolleri bellidir alfa mı epsilon mu olacaklarına onlar daha doğmadan karar verilmiştir. Bunun hakkında bir seçim şansları yoktur ama bundan şikayetçi de değillerdir. Aslında hiçbir şeyden şikayetçi değillerdir. Şikayetçi olma şanslarıda yoktur çünkü sistemin içinde dünyaya gelirler. Doğdukları andan itibaren olacakları kişilerle ilgili şartlandırmalar uykuda öğrenme yoluyla beyinlerine işlenir. Eğer bir Betaysanız Alfalardan aşağıda olduğunuzu kabullenmişsinizdir ve epsilonlardan kesinlikle daha iyisinizdir çünkü bu öyledir. Uykunuzda binlerce kez beyninizin içinde dönen şartlandırmalar size mutlak gerçekler gibi gelir. Sorgulama ihtiyacı hissetmezsiniz. Çoğu şey öyledir çünkü sadece öyledir. Mesela yenisini almak onarmaktan çok daha iyidir. Neden? Çünkü öyledir. Nedeni yoktur. bu herkesçe kabul edilmiş bir gerçektir. Böyle bir yaşamın içinde nasıl bir özgür iradeden bahsedilebilir ki? Daha küçücük bir çocukken kitaplar hakkında Ford -Bu düzenin kurucusu, tanrısı- hakkında insanlar hakkında neler düşünceğiniz belliyken nasıl bir özgürlükten bahsedilebilir? Bu noktada kavramamız gereken ilk şeylerden bir tanesi bu insanların içinde dürtüsel olarak aykırı olan bikaç tanesi hariç hepsi iradesizdir. En ufak bir hisse kapılanlarda zaten bu hislerin giderilmesi için 'soma'ya başvurular. Evet bir de soma meselesi var. Soma bu sistem içinde sizi uyuşturacak olmaz daa hani olur da kötü
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma