Bir halkın dili yasaklandığında, geriye sadece yarım kalmış hayatlar kalır. Yarım Kalanlar romanında, bu yarım kalmışlıkların acısı, susturulmuş dillerin isyanıyla birleşiyor. Kürtçe isimlerin, stranların, kelimelerin yasaklandığı topraklarda yaşayanlar biliyor ki kendi dilinde konuşamayan insan tam olamaz; eksik yaşar.