Baylar, yemin ederim ki, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır ;gerçek tam manasıyla bir hastalık. İnsana, gündelik hayatını sürdürmesi için gereken anlayışın yarısı, hatta dörtte biri dahi, yeryüzünün en soyut, en inatçı şehri olan Petersburg'da oturmak gibi katmerli bir felakete uğramış, talihsiz on dokuzuncu yüzyıl aydınımıza yeterdi.
Biliyorum ki, insanlar sadece kendilerini düşünerek var kalıyor gibi görünseler de, aslında onlara hayat veren tek şey 'sevgi' dir. Seven Tanrı'ya, Tanrı sevene yaklaşır.