Beğenilen kitaplara inceleme yazmak, beğenilmeyen kitaplara incelemeye yazmakla kıyaslandığında çok zordur. Ama bu kitapla ilgili yazmayı denemek istiyorum. Veronika Ölmek İstiyor. Kitabın adı pek iç açıcı değil. Bu kitabın adını ilk duyduğumda babanemi kaybedeli çok olmamıştı. Babanemin kaybından sonra ne zaman yanımda "ölüm" kelimesi geçse panik atağım arttığı için çok mesafeliydim kitaba. Kitap listeme kitap eklemek için araştırma yaparken sürekli karşıma çıkıyordu. En sonunda dayanamadım ekledim listeye. Ama bir yandan da "Aman Eylül, eklediğin kitaba bak. Panik atağını arttırır bu kitap." diyordum kendi kendime. Malum kitap fiyatları çok yüksek. Kitapçıya sık sık gidemiyoruz. Gittiğim zaman da listedeki onca kitap arasından bula bula bunu bulacağımı düşünmüyordum. Tatil için üniversiteden memlekete döndüğümde bir yere gitmemiz gerekmişti. Oranın girişinde küçük bir tezgahta kitap satılıyordu. Gözüme ilk çarpan kitap bu oldu. Diğer kitaplara bakmadan direkt bunu aldım elime. Ama hâlâ kararsızdım. Ama o an içimden bir ses "Al o kitabı. İlk bunu gördün. Nasıl bu kadar eminsin bu kitabın panik atağını arttıracağından?" dedi. Sahi neyden korkuyordum ki? Bir kitap panik atağımı arttırabilir miydi gerçekten? Kitapta beni kendine çeken bir şeyler vardı. Beni kendine çeken o şeyin ne olduğunu hâlâ çözemesem de o an kitabı okumayı öyle istedim ki. Hemen aldım. O sıralarda okuduğum kitabı bitirdikten sonra hemen başladım. İyi ki okumuşum.
Kitaptaki olaylardan bahsetmeyeceğim. 215 sayfalık çok kısa bir kitap. Bu kadar kısa bir kitaba birden fazla karakterin hayatını sığdırmak ve okuyucuyu tüm karakterlere bağlamak herkesin yapabileceği bir iş değil.
Şu anda gerçekten istediğiniz yerde misiniz? Yoksa başkasının istediği hayatı mı yaşıyorsunuz? Kitap ister istemez size bu