6 Şubat depreminden önce , enson Elbistandaki evimin mutfaginda kitap okurken , girmiştim bu uygulamaya..
Bu uygulamayi depremde annesini ve büyükannesini kaybeden arkadasim Gülşah Ayda görüp indirmiştim , yıllar önce.. Yitirdiğimiz tüm canları saygıyla anıyorum.
Depremden sonra neyazikki hayatimiz tepetaklak oldu. Yinede şükürler olsun. Birinci derece Ailelerimizden kimseyi kaybetmedik. Ama ülkeye olan inancımızı , umudumuzu kaybettik ogün.. Artık küstüm Türkiyeye.. Devlet baba en kötü gündede yanımızda yoktu. Biz şanslı olanlardık. Peki enkaz altında kalsaydık ? Yada ailem kalsaydı ? 3-4 gün boyunca kimsecikler yoktu.. Ne polis.. Ne asker.. Köşede binlerce genç toplansa ve özgürlük , adalet , hukuk , diye bağırsa , başımıza binlerce polis toplanır ama.. Ama ogün kimsecikler yoktu.. Sonra Elbistandan Mersine taşındık birkaç ay daha orda durduk ve eşimin işi nedeniyle Elbistana tekrar dönmek zorunda kaldik. Ama Elbistan eski elbistan değildi. Çocukluğumun sokaklarında İnsanlar yoktu , enkazlar vardı.. Hala cesetlerle dolu enkazlar... Bize konteynir verildi. Eşim işe gidip gelirken bende yapayalnız kalmistim. Secim öncesi oldugu icin sürekli kapim caliniyordu . Malum partinin propagandasini yapiyorlardi ,utanmadan.. Enson karar verdim. Ben artik Türkiyeye küstüm. Ve buralara ait değildim. Çocuğumuz için Almanyaya göc etme kararı aldik. Evet göctük ama neyazikki burdada siyasi politik hava cokta iyi sayilmaz. Biz geldikten hemen sonra AFD diye nazi irkcilarinin kurdugu bir parti , ülke genelinde ilgi görmeye basladi. Oylari günbegün yükseliyordu , Tüm yabancilari gönderecegiz gibi söylemlerle , almanlarinda kendi ülkelerinde yabanci istemedigini anlamistik. Neyazikki buraya da ait hissedemiyordum. Ben aslinda kendi ülkeme aittim ama ülkem beni savunmadi , desteklemedi ,