125 sayfalık kitabı bu kadar uzun sürede okuyacağımı düşünmezdim açıkcası. Her sayfası üzerine ayrı kitap yazılabilecek bir inceleme olduğunu belirtirsem, bu süre daha kabul edilebilir olur sanki.
Sevgi üzerine tarih boyunca sanatın tüm dalları, en başta felsefe olmak üzere birçok bilim yazdı, çizdi, söyledi. Hâl bu olunca sevgi üzerine konuşmaya çalışmak, eminim ki düşüncesel olarak tekrarlama oluyordur.
Kitapla ilgili bir alıntı paylaşmıştım. Alıntıda olgunlaşmış sevginin, herhangi birini sevdiğimiz için ona gereksinim duyacağımızdan bashediyordu. Bir kullanıcı da çok basit ama bir o kadar da zor bir soru sormuştu ; ‘ neden sevdiğim için gereksinim duyayım ki ?’ Bu soru aslında Fromm’un anlattığı ‘sevgi’nin can alıcı noktasıydı. Kitabın başında kendisi de söylüyordu zaten, sevgiyle ilgili sadece bir inceleme bu kitap diye. Dünyada neredeyse 8 milyara yakın insan yaşıyor. Bu da demektir ki, 8 milyar çeşit insan ve her bir kişinin kendine özgü sevgi anlayışı bulunur. ( Hoş, kitapta da belirtildiği gibi günümüz anamalcı toplumun ürettiği tek tip otomatlar sevgide de standardizasyon getirmişse de şimdilik bunu kenarda bırakalım) Böyle karmaşık ve sayısal olarak çok fazla örneği olan duygunun tam açıklanabilmesi neredeyse imkansız gibi görünüyor. Anamalcı toplumun getirdiği otomatlar sevgiyi açıklamaya çalışanların işini kolaylaştırıyor belki ama Fromm’un bashettiği sevgi anlayışını açıklamak hala çok güç.
Kitabı okuduktan sonra kimseyi sevemediğimi düşünmeye başladım dersen abartmış olmam. Tabii ki değer verdiğimiz insanlar var hayatımızda ancak gerçekten de çıkarlarımız örtüştüğü için mi değer veriyoruz, iyi zaman geçirdiğimizi sağladıkları için mi yanımızdalar, ihtiyaçlarımıza cevap verdikleri için mi bizimleler yoksa sadece akraba bağları olduğu için mi
Çocuk sevgisi şu yoldan gider: “ Sevildiğim için seviyorum!”
Büyüklerin sevgisi şu yoldan gider: “Sevdiğim için seviliyorum.”
Olgunlaşmamış sevgi : “Seni, sana gereksinmem olduğu için seviyorum” der.
Olgun sevgi: “ Seni sevdiğim için sana gereksinmem var” der.
Çocuk sevgisi şu yoldan gider: “ Sevildiğim için seviyorum!”
Büyüklerin sevgisi şu yoldan gider: “Sevdiğim için seviliyorum.”
Olgunlaşmamış sevgi : “Seni, sana gereksinmem olduğu için seviyorum” der.
Olgun sevgi: “ Seni sevdiğim için sana gereksinmem var” der.