Sevil TURAÇ BAL

Sevil TURAÇ BAL
@Sevil33
Çocuklarına ve eşine aşık, Gezmeyi, kitap okumayı,yaşamayı seven bir kitapsever
Dijital kaosun ortasında, sosyal medyada başkalarının "mükemmel hayatları"na bakarak kendi ilişkisini kıyaslayan, yargılayan bir kuşak var karşımızda. Saatlerce Instagram' da dolaşıp kendine yatırım yapmak için ayıracak beş dakikayı bulamayan insanlar... Tweet'lerin, yorumların, linç kampanyalarının arasında birbirini kıran, hakaret eden ama yüz yüze gelse belki asla söyleyemeyeceği cümleleri kolayca kuran kitleler... Bu büyük kalabalığın içinde, paradoksal biçimde derin bir yalnızlık yaşıyoruz. Hepimiz birbirimize bu kadar "bağlıyken" hiç olmadığı kadar kopuk hissediyoruz.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Başka türlü olabilse, olabilseydi babam, gençliğin faniliğini muhtemelen zorlanmadan içine sindirebilecekti annem; etrafındaki tüm o iki üç çocuklu, orta halli, içlerinde kalan ukdelerin zehiri ya bakışlarına ya dillerine vurmuş ev hanımları gibi. Onlar ve kocaları normaldi. Normal olmayan babamın haliydi. Evliydiler; yaşamları, çocukları, paraları, yuvaları, hüsranları, mazileri birdi ama yıllar anneme başka, babama başka türlü muamele etmişti. Annem hızla yıpradursurn, babam onca sene sonra bile, hâlâ nişan fotoğraflarındaki gibi genç ve bir o kadar dinçti. Yanıbaşında bir türlü solup gitmeyen bir güzellik varken, güzelliğinin solup gitmesini hazmedemediği için suçlamıyorum annemi. Eli kolu bağlanmış, kendine baktığı tüm mercekler puslanmıştı. Vaktiyle ne denli güzel olduğunu göstermek için konu komşuya eşe dosta sergileyebileceği fotoğraflar, ondaki değişimi değil, babamdaki değişmezliği açığa çıkarmaya yarayacağından diğer iki çocuklu, orta halli, içlerinde kalan ukdelerin zehiri ya bakışlarına ya dillerine vurmuş ev hanımlarının misafir odalarının aksine, bir tek bizim misafir odamızın görünür bir yerinde durmazdı eski fotoğraf albümleri.
Sayfa 223·Kitabı okudu
Denizin kıyısında durmuşuz.Sen diyorsun ki'şu ilerideki 55. dalgaya yüzelim birlikte.Bak o dalga ne kadar güzel!'Ben de 'hangisi?' diye soruyorum.Daha sorumu bitirmeden yer değiştirmiş oluyor senin işaret ettiğin dalga.Bak artık söylediğin yerde değil.55. değil de 35. olmuş şimdi Giderek yaklaşıyor.Yani zaten o bu tarafa geliyor.Gelirken de elbet birşeyler getiriyor yanında Şimdi önünde iki seçenek var.Ya atlayacaksın denize dalgaları filan unutup, sen de bir katre olacaksın onun içinde.Ya da kıyıda durup, bekleyeceksin.Dalgaların kıyiya vurup, parçalanmasını seyreyleyeceksin. O zaman da onlar birer katre olacak gözlerinin önünde."İki türlü yaşanır hayat eğer bir şeye benzeyecekse.Ya kendini yok edeceksin hayatın içinde, ya da hayatı yok edeceksin kendinde."
Sayfa 165·Kitabı okudu
Her nedense çocuklarımı yemek yerken izlemek beni tarif edemeyeceğim kadar mutlu ediyordu. Onları emzirdiğim zamanlardan beri bu böyleydi. (Hannah bunun acayip tuhaf olduğunu söylüyordu.)"Yumurta harika olmuş, anne." "Ah, teşekkür ederim." "İçine ne kattın bakayım?" Ona göz kırptım."Sevgimi."
Sayfa 13·Kitabı okudu
Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acıda bir anlam bulmak demektir. Yaşamın anlamı varsa, ıstırap ve ölümün de anlamı vardır ancak kimse bir diğerine bu amacın ne olduğunu söyleyemez. Herkes bu anlamı kendi bulmalıdır ve bu cevabın gerektirdiği sorumluluğu kabul etmelidir. Bunu başaran insan, tüm aşağılayıcı durumlara rağmen büyümeye devam edecektir. "Yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıla katlanabilir."
Sayfa 11·Kitabı okudu