Aslında duyduğu nefret, aşkıyla değil uğradığı düş kırıklığının, suya düşen hayallerinin büyüklüğüyle orantılıydı. İnsan yüreği sevginin zirvelerine tırmanırken dinlenecek mola yerleri bulsa da, nefretin dik yokuşunda nadiren duraklar.
'Her gün yeniden bakacaksın cücüğüne de kabuklarına da. Bakacaksın ki kendinden bu kadar uzağa düşme bir daha. Çünkü unutma, en elzem biliş kendini biliş ve en tatlı geliş kendine hoş geliștir.?'
Hoş geldin kendim, sefalar getirdin...