Bir zaman parçasına biçimin damgasını vurmak güzelliğin ama aynı zamanda belleğin zorunluluğudur. Çünkü şekilsiz olan şey kavranılamaz, bellekte tutulamaz… Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır.
Seçilmiş olma duygusu her aşk ilişkisinde vardır. Çünkü aşk, tanım olarak hak edilmemiş bir armağandır; hak etmeden sevilmek, gerçek aşkın eksiksiz kanıtıdır.
…tarihteki ve günümüzdeki avcı-toplayıcıların aslında av etinden ziyade topladıkları yiyeceklerle yaşadıklarını göstermektedir. (Yiyecek toplama olanaklarının çok kısıtlı olduğu kutup kültürlerinde bu pek geçerli değildir.)… Bu tip analizler, avcı toplayıcıların ağırlıklı olarak bitkiyle beslendiklerini, hayvansal proteinleri ise doğrudan avlanmaktan ziyade topladıkları yiyeceklerden veya ölmüş böceklerden, kabuklu deniz hayvanlarından, tuzaklarla yakalanmış küçük hayvanlardan ve diğer yırtıcı hayvanların öldürdüğü hayvan leşlerinden edindiklerini göstermektedir. Böylece ilk insan toplulukları için daha kesin biçimde “toplayıcı-avcı” veya bilim insanlarının şimdilerde tercih ettikleri “yiyecek toplayıcılar” terimi kullanılabilir.
Sevgi, kutsal ve sadık sevgi her şeye kadir değil midir? Ah, evet! Bu mezarda ne denli tutkulu, günahkar, isyankar bir yürek yatırıyor olursa olsun, üzerinde yetişen çiçekler gene de masum gözleriyle uysal, sakin bakar bize: yalnızca ebedi huzurdan, doğanın “kayıtsız”, büyük huzurundan değil ölümsüz barıştan sonsuz yaşamdan da söz ederler…