İnanç yaşama gücüdür. Eğer insan yaşıyorsa, herhangi bir şeye de inanıyordur. Bir şeyler için yaşaması gerektiğine inanmasaydı yaşamazdı. Eğer sonu olan şeylerin aldatıcı olduğunu görmüyor ve anlamıyorsa sonu olan bu şeye inanır; eğer sonu olanın aldatıcı olduğunu anlıyorsa, sonsuz olana inanmak zorundadır. İnançsız yaşamak mümkün değildir.
Kuşaklar gelir, kuşaklar geçer ama dünya sonsuza dek kalır. Önce ne olduysa yine olacak; önce ne yapıldıysa yine yapılacak; güneşin altında yeni bir şey yok. Var mı kimsenin “bak bu yeni” diyebileceği bir şey? Her şey çoktan, bizden yıllar önce de vardı. Geçmiş kuşaklar anımsanmıyor, gelecek kuşaklar da kendinden sonra gelenlerce anımsanmayacak.