Tahsin Yücel'in "Sonuncu"sunu aldığımda beğenimin ne yönde olacağına dair tereddütlerim vardı.Ama daha sonra başarılı bir kitap olduğu düşüncesine vardım.Kitap Selami Harici bey ve onun 24.718 sayfalık kitabı üzerine oturtulmuş.İstanbul'un trajikomik bir acizlikteki kendini aydın gören zengin zümrenin,okuma merakıyla kavrulan şair yazarların,gözünü para hırsı bürümüş ve kardeşini,annesini,babasını bile para için hiçe sayacak evlatların,kocasına büyük bir ilgiyle bağlı,anlayışlı bir kadının çevresinde dolaşıyor.Selami Harici bir ömrü bu kitaba ayırıyor.Yazılışı gibi basımıda bir o kadar zor olan kitap sonunda basılıyor.Kutsal ve ilahi bir kitapmışçasına hürmet gören bu kitap ne büyük ironidir ki içeriğiyle çoğu kez gündeme gelmiyor.Sayfa kalitesi,boyutu,ihtişamı,cildi gibi faltaşını andıran bakışlar altında sığ suların merakına kapılıyor.Selami Harici'nin eşi ve oğlu onlardan sonra da torunu kitabın içeriğiyle ilgileniyor ama kitabı ziyaret eden onca insanın da desteğine rağmen bu noktası,virgülü,büyük harfi olmayan kitabı kimse çözemiyor.Büyük bir muamma olarak ömür geçiren bu kitap sonra sonra Selami Bey'in torunu tarafından gazete yazısı olarak uyarlanıyor.Fakat daha sonra rakip gazetenin yazarları tarafından bu yazıların ünlü yabancı yazarların kitaplarından alındığı iddia ediliyor ve bu iddia doğrulanıyor.Böyle birçok olayın sonucunda bu büyük kitap Serancam'ın bir derleme olduğuna varılıyor ve bu sefer de derlemenin altında yatan dahiyane fikir araştırılıyor.Sonuç olarak bu kitap sadece bir derlemeden ibaret olmasına rağmen ulusal ve uluslararası alanda ses getiriyor.Boyut,dış görünüş kadar ilgi çekmeyen içeriği bize insanlığın büyük ironisini sunuyor.Çoğu insan kutsal bir kitap gibi taparcasına hayran kalıyor kitaba.Yerleştirildiği okuma köşesi ve