Asıl mesele de bu işte. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı konularda hiçbir şeyi değiştirmez. Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur...
Yumduk gözlerimizi. Beden oldu toprak.Seyrettik bir süre geride kalanları.Bekledik sıramızı yeniden açmak için gözlerimizi. Aktı gitti zaman.Kim bilir kaç yıl kaç asır .Bulduk yeni bedende ruhlarımızı. Karşılaşınca sızladı içimiz tanıdık birbirimizi .Bedenlerimiz bizden bir haber doldu gözleri sebepsiz anlamadı neyi var.Oysa kaç yıllık ızdırap. Kadın olan baktı uzunca acıyla aldanışları aldatılışları geldi aklına .Durdu bir an isyan edecekti .Ne olur yaradan bu sefer olmasın.Çok yorulmuştu...Yinede ses etmedi sustu eğdi başını tövbeyle .Sınavdayız dedi kendince.
O üzülünce yer oynadı yerinden. Gök mahsunlaştı birden.Baktılar rabbine ses etmeden .Doğrusunu en iyi Allah bilir.
Sonrası için için yenilik istedi .Oysa onu ne kadar çok istemişti rabbinden.
Bozuluyordu sözleşme.Yavaşça silindi yazılar yırtıldı kağıtlar .Şimdi ödül zamanı
diye gülümsedi rabbi şefkatle .Kopmuştu tüm bağlar .Açıldı ruhlar alemine .Hiç anlaşamayacağı birine denk geldi.Olmaz olmaz dedi .O çok farklı sonra sonra sustu.İçinden doğrusunu en iyi rabbim bilir...Geçmişine dönüp bakınca ...
Mutsuzluğa mahkum olmakta vardı sonuçta sana biçilen...